"Gül-deste"nin Manzum Metinlerdeki Anlamları Hakkında
Öz
Dili oluşturan kelime ve kavramlar canlı varlıklar gibi doğar, yaşar ve ölürler. Bunlar arasında yüzyıllara meydan okuyan uzun soluklu bazıları da zamanla anlam değişikliğine uğrayabilir. Öyle ki bazı kavram ve kelimeler toplumu etkileyen sosyal hadiseler sebebiyle bir zamanlar sahip olduğu anlamın tam tersi bir yapıya dahi bürünebilir. Bu açıdan bakıldığında her tarihî metin ancak ait olduğu dönemin sözlükleri ile anlaşılıp çözümlenebilir. Ancak eski metinler ve bunların yorumuyla uğraşanlar için bu saha ciddî engel ve tuzaklarla doludur. Zira Türkler Arapça ve Farsça lügatlere gösterdikleri ihtimamı nasıl olsa iyi bildiklerini düşünerek maalesef ana dilleri için göstermemişlerdir. Dil daimî bir değişim içinde bulunduğundan biz onların yüzyıllar önce yazıp söylediklerini bugün artık doğru anlamakta zorlanıyoruz. Elimizde o dönemin sözlükleri bulunmadığı için de kelime ve kavramların gerçek karşılıklarını tespit için tek kaynak çoğu zaman metnin kendisi olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında kelimelerin etimolojik yapı değişimleri dışında bir de sosyal gelişmelerle şekillenip farklı bir mecrada seyreden anlam serüvenleri vardır. Elektriğin icadıyla aydınlatma ihtiyaçlarının değişmesi ve ateşle bağlantılı eski kelime ve terimlerin zamanla kullanımdan düşüp unutulması bu değişim sürecinin en tipik örneklerindendir. Toplum hafızası ihtiyaç duyduğu bir kelimeyi ya sıfırdan üretir yahut da mevcut dil dağarcığında bulunan bir kelimeye yeni bir anlam yükleyerek kullanmaya başlar ve bir zaman sonra işi bittiğinde de terk edip unutur. İşte bunların sözlüklere girmediği durumlarda edebî metinler bu değişmeleri takip hususunda bulunmaz bir hazine değeri taşırlar. Zira şairler bugün çoğu kaybolan bu kelimeleri farklı anlamlarıyla en zengin biçimde kullanma başarısını zorlayan sanatkârlardır.
Sonuç olarak bu açıdan bakıldığında zaman süzgecinden geçerek günümüz dilini oluşturan her kelimenin arkasında maceralı bir hayat hikâyesi vardır. Bu makalede günümüzde yaşlıların dilinde belki sadece “gül demeti” yahut “şiir antolojisi” anlamlarıyla varlığını sürdürmeye çalışan “gül-deste” kavramı sadece manzum metinler kaynak kullanılarak incelenmiş ve bugün tamamen unutulup terk edilmiş eski anlamları muhtemel değişim gerekçeleriyle birlikte tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler
Teşekkür
Kaynakça
- Abdelmaksoud, B. S. M. (2004). Leylâ ile Mecnûn mesnevisinin Arap, Fars ve Türk Edebiyatı`nda ele alınmış biçimi ve Larendeli Hamdî`nin eseri (Tez no. 146692) [Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi]. YÖK Tez Merkezi. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/giris.jsp
- Ak, C. (2001). Bağdatlı Rûhî Dîvânı (Karşılaştırmalı Metin). Bursa Uludağ Üniversitesi Yayınları.
- Akkaya, H. (1995). Nevres-i Kadîm and his Turkish dîvân. Harvard University.
- Aktaş, H. (2006). Abdurrahman Gubari, Yusuf u Züleyha (Tez no. 186604) [Yüksek Lisans Tezi, Atatürk Üniversitesi]. YÖK Tez Merkezi. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/giris.jsp
- Ambros, Edith (1982). Candid penstrokes the lyrics of Meâlî, an Ottoman poet of the 16 th. century. K. Schwarz Atik, A. (2003). Celili Divanı (3b-46a) : İnceleme-metin (Tez no. 140974) [Doktora Tezi, Boğaziçi Üniversitesi]. YÖK Tez Merkezi. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/giris.jsp
- Avşar, Z. (2007). Revânî Dîvânı. Sebat Ofset Yayıncılık.
- Ayan, H. (1981). Cevrî hayâtı, edebî kişiliği, eserleri ve divanının tenkidli metni. Atatürk Üniversitesi Yayınları.
- Aydemir, Y. & Çeltik, H. (2017). Meşhurî Dîvânı. Kültür ve Turizm Bakanlığı.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Edebi Çalışmalar
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Ahmet Şentürk
*
0000-0002-4664-4034
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
30 Aralık 2021
Gönderilme Tarihi
27 Ekim 2021
Kabul Tarihi
19 Kasım 2021
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2021 Cilt: 5 Sayı: 4