Erhan Bener’in Tekilleşme (1990) romanı, 12 Eylül sonrasının siyasal şiddet atmosferini arka planda tutarak, başkişisi Medeni Bey’in zihinsel ve varoluşsal çözülüşünü odağa alır. Romanda, oto-anlatıcı Medeni Bey, iç anlatıcı konumundaki asistan doktor Çiğdem ve sınırlı işlevli dış anlatıcı olmak üzere üç anlatıcı sesi vardır. Bu anlatıcılar arasında bilgiye erişim ve odaklanma biçimi açısından belirgin farklar bulunur. Medeni Bey’in anlatısı hem yapısal hem söylemsel düzeyde güvenilmezlik işaretleri taşır; olayların sıralanmaması, hatırlanan ile hayal edilenin iç içe geçmesi ve zaman atlamaları gibi biçimsel tercihler bu güvensizliği besler. Anlatıcının otobiyografik anlatımı ile dış-dünya verileri arasındaki çelişkiler nedeniyle parçalı bir yapı teşkil eden roman, metin içi işaretlerin yönlendirmesiyle parçaların birleştirilerek anlatının bütüncül bir yapı kazanmasına olanak tanır.
Romandaki “tekilleşme” kavramı yalnızca tematik bir izleğe değil, anlatının örgütlenme biçimine de içkindir. Çiğdem’in anlatısı, Medeni Bey’in dağınık zihinsel yapısına tanıklık ederken kendisini sorgulamaya varan bir perspektif sunar. Dış anlatıcı ise çoğu zaman yönlendirici olmayan ancak algıyı biçimlendiren bir ses üretir. Böylece roman, yalnızca bireysel bir çözülüşün değil, çok katmanlı ve güvenilmez bir anlatının da temsiline dönüşür.
Bu çalışma, Tekilleşme’yi anlatıbilimsel kuramlar çerçevesinde inceleyerek, parçalı anlatı yapısı ile anlatıcı güvenilirliği arasındaki ilişkiyi ortaya koymaya çalışmaktadır. Çalışmada, özellikle Gérard Genette’in anlatı düzeyleri ve odaklanma modelinden, Ansgar Nünning’in ise “güvenilmez anlatıcı” kuramından yararlanılmaktadır.
anlatıbilim güvenilmez anlatıcı anlatı düzeyleri parçalı anlatı yapısı Tekilleşme
Erhan Bener’s novel Tekilleşme (1990) foregrounds the psychological and existential disintegration of its protagonist, Medeni Bey, against the backdrop of the political violence following the 1980 Turkish coup d’état. The novel features three narrative voices: Medeni Bey as an autodiegetic narrator, assistant doctor Çiğdem as an intradiegetic narrator, and a functionally limited heterodiegetic narrator. These narrators differ significantly in terms of their access to information and focalization modes. Medeni Bey’s narration bears signs of unreliability at both structural and discursive levels: disrupted chronology, the interweaving of memory and imagination, and temporal leaps all contribute to narrative instability. While his autobiographical narrative clashes with external reality, textual signals allow readers to reassemble the fragmented structure into a coherent whole.
The concept of “tekilleşme” (singularization) in the novel is not only a thematic concern but also structurally embedded in the narrative design. Çiğdem’s narrative voice, bearing witness to Medeni Bey’s fragmented psyche, simultaneously reflects her own process of self-questioning. The external narrator, while seemingly neutral and distant, is not directive but subtly shapes perception through selective emphasis. In this way, the novel becomes not only a depiction of individual breakdown but also a complex representation of multi-layered and unreliable narration.
This study examines Tekilleşme through the lens of narratological theory, focusing on the interplay between fragmented narrative structure and narrator reliability. In doing so, it draws primarily on Gérard Genette’s models of narrative levels and focalization, as well as Ansgar Nünning’s theory of the unreliable narrator.
Narratology Unreliable narrator Narrative levels Fragmented narrative structure Tekilleşme
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 5 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Temmuz 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |
This work is licensed under Attribution-NonCommercial 4.0 International