Gereksiz Sözcük Kullanımından Doğduğu Düşünülen Anlatım Bozukluklarına Anlambilimsel Bir Bakış
Öz
Literatürde anlatım bozukluğuna yol açtığı düşünülen etkenlerden biri, eş ya da yakın anlamlı sözcüklerin aynı tümcede kullanımıdır. Bu durum, yalınlığı ve duruluğu ortadan kaldırdığı gerekçesiyle gereksiz sözcük kullanımı olarak kabul edilir. Ancak anlambilim çalışmalarının ortaya koyduğu bazı sonuçlar, bu konuya derinlemesine bir inceleme yapmayı gerektirmektedir. Bu çalışmada eş ya da yakın anlamlı sözcük kullanımından doğduğu düşünülen anlatım bozukluğu örnekleri anlambilimsel açıdan incelenmekte ve örneklerdeki sözcük çiftlerinin anlam açılımları ortaya koyulmaktadır. Böylece eş ya da yakın anlamlı olduğu gerekçesiyle anlatım bozukluğuna yol açtığı düşünülen sözcük çiftlerinin farklı anlamsal katkılara sahip olduğunu göstermek amaçlanmaktadır.
Çalışmada incelenecek sözcük çiftlerinin (birlikte kullanılan eş ya da yakın anlamlı sözcükler) belirlemesinde Türkiye Türkçesi için hazırlanmış olan yazılı ve sözlü anlatım, yazılı anlatım, sözlü anlatım ile kompozisyon kitapları kullanılmıştır. Bu kitaplardan bir örneklem oluşturulmuş ve kitaplardaki ilgili bölümlerde anlatım bozukluğuna neden olduğu iddia edilen sözcük çiftleri tespit edilmiştir. Ardından bu sözcüklerin birlikte kullanım sıklığını belirlemek üzere Türkçe Ulusal Derlem kullanılmıştır. Sözcüklerin birlikte kullanım sıklığına göre “arzu – istek”, “güç – zor”, “düşünce – fikir” ve “seçenek – alternatif” olmak üzere dört sözcük çifti belirlenmiştir. Bu sözcüklerin ayrı ayrı anlamsal katkılarını belirlemek için Türkçe Ulusal Derlem içerisinden rastgele kullanımlar seçilerek sözcüklerin bu sözcelerdeki anlamsal katkıları araştırılmıştır. Rastgele kullanımların tercih edilmesiyle sözcüklerin belirli bağlamlardaki kullanımlarına bağlı kalmadan derlemdeki genel kullanım örneklerini elde etmek hedeflenmiştir.
Sonuç olarak eş ya da yakın anlamlı olduğu gerekçesiyle anlatım bozukluğuna yol açtığı düşünülen sözcüklerin aynı “gerçek anlam”da kullanıldığı örneklerde bile sözceye farklı anlamsal katkılarının bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle bu sözcüklerden herhangi birinin mutlak bir gereksiz ifade olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmıştır. Böylece ilgili örneklerde ve olası benzer örneklerde herhangi bir anlatım bozukluğunun varlığının, elde edilen verilere göre tekrar değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Ak, C. (2015). Üniversiteler için Türk dili. Aktüel Yayınları.
- Aksan, D. (2009). Her yönüyle dil: Ana çizgileriyle dilbilim. Türk Dil Kurumu Yayınları.
- Aksan, D. (2017). Anlambilim: Anlambilim konuları ve Türkçenin anlambilimi. Bilgi Yayınevi.
- Bayraktar, N. (2004). Kara ve siyah renk adlarının Türkçedeki kavram ve anlam boyutu üzerine. Tömer Dil Dergisi, 126, 56-77. https://doi.org/10.1501/Dilder_0000000022
- Belet, Ş. D. (Ed.). (2011). Türkçe yazılı anlatım. Anadolu Üniversitesi.
- Doğan, M. (Ed.). (2006). Türkçe-1: Üniversiteler için yazılı anlatım. Gazi Kitabevi.
- Doğan, N. (2011). Türkiye Türkçesi fiillerinde eş anlamlılık. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 4(19), 78-88.
- Edmonds, P. ve Hirst, G. (2002). Near-synonymy and Lexical Choice. Computational Linguistics. 28(2), 105-144. https://doi.org/10.1162/089120102760173625
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Yeni Türk Dili (Eski Anadolu, Osmanlı, Türkiye Türkçesi)
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Vural Akboğa
*
0000-0001-8506-3956
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
30 Mart 2026
Gönderilme Tarihi
29 Ocak 2026
Kabul Tarihi
23 Mart 2026
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 1