Mekân, kişi ve toplumun yaşadığı, yaşadığı zaman içinde edindiği bütün davranış kalıpları, hayatı algılayış ve yaşama biçimi, kişisel ve toplumsal kimliğin oluştuğu kutsal alandır. Vatan, yuva, memleket gibi kavramlarla ifade edilen mekânlar, yalnızca fiziksel alanlar değil; toplumsal belleğin, kolektif bilincin ve kültürel kimliğin devamını da sağlayan anlam alanlarıdır. Sosyo-kültürel unsurlar, tarihsel tecrübeler, semboller, anlatılar ve edebî eserlere kaynaklık edip onlarla beslenen şehirler, toplumların zihniyet dünyasını şekillendirir, millî hayatıyla bütünleşir. Bu yönüyle şehirler, geçmiş, yaşanılan zaman ve geleceği bir araya getiren kültürel simgeler olarak kolektif belleğin oluşumunda belirleyici rol oynar.
Edebî metinler, estetik yapıları ve temsil güçleriyle yazıldıkları dönemin zihniyetini, değerler sistemini ve toplumsal kabullerini yansıtır. Türk edebiyatının geleneksel ürünü olan âşık tarzı edebiyat mensuplarının şiirleri, bireysel olduğu kadar kolektif tasavvurun da ifadesidir. Halk şairleri, yaşadıkları dönemin sosyal, siyasî ve kültürel yapısını eserlerinde işleyerek tarih bilgi ve bilincinin aktarımında, bu yolla kültürel sürekliliğin sağlanmasında önemli fonksiyon üstlenir, kolektif bilincin oluşmasına ve aktarımına katkı sağlarlar.
Ankara, tarihî dönemlerde bulunduğu stratejik alan dolayısıyla önemli bir merkez olup özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde üstlendiği rol nedeniyle güçlü bir sembolik anlam taşır. Anadolu’nun merkezinde yer alan bu tarihî şehir, Millî Mücadele sürecinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde devletin karargâhı olmuş, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte başkent olup ulusal kimliğin ve devlet bilincinin simgesi hâline gelmiş, edebiyat alanının da merkezi olmuştur. Bu çerçevede Ankara ile ilgili toplumun duygularına tercüman olan halk şairleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyet, bağımsızlık mücadelesi ve Mustafa Kemal Atatürk'ü şiirlerinde işlemiş, “istiklâlden istikbâle” uzanan bir var oluş mekânı olarak da Ankara’yı tasvir etmişlerdir.
Âşık tarzı edebiyat geleneğinin temsilcisi halk şairleri, Ankara’yı ele alırken onun tarihî, siyasî ve kültürel yönünü, millî mücadele ruhunu, Cumhuriyet ideolojisini ve toplumsal dönüşümü şiir yoluyla aktarmışlardır. Âşıklar, Ankara’yı maddi özelliklerinin yanı sıra taşıdığı sembolik ve manevî değerleri ile Türk milletinin kolektif hafızasında konumlandırmışlardır.
Çalışmada etik kurul iznine gerek bulunmamaktadır.
Çalışmada destekleyen kurum bulunmamaktadır.
Teşekkür yoktur.
Space is a sacred domain in which individuals and societies live and where patterns of behavior, perceptions of life, and ways of living acquired over time shape both personal and collective identity. Spaces conceptualized as homeland, home, or native land are not merely physical settings but also meaningful domains that sustain social memory, collective consciousness, and cultural identity. Cities, nourished by socio-cultural elements, historical experiences, symbols, narratives, and literary works, shape the mentality of societies and become integrated with national life. In this sense, cities function as cultural symbols that connect the past, present, and future, playing a decisive role in the formation of collective memory.
Literary texts reflect the mentality, value systems, and social norms of the periods in which they are produced through their aesthetic structures and representational power. The poems of folk poets within the âşık tradition of Turkish literature express not only individual emotions but also collective imagination. By addressing the social, political, and cultural conditions of their time, folk poets contribute to the transmission of historical consciousness and the continuity of cultural memory.
Due to its strategic location and the role it played during the National Struggle, Ankara holds strong symbolic significance in Turkish history. Serving as the headquarters of the state during the founding period of the Republic of Türkiye, Ankara became the capital with the proclamation of the Republic and emerged as a symbol of national identity, state consciousness, and literary life. Folk poets voiced the emotions of society by addressing themes such as the Grand National Assembly of Türkiye, the Republic, independence, and Mustafa Kemal Atatürk, portraying Ankara as a space of existence extending from independence to the future. Through poetry, folk poets positioned Ankara in the collective memory of the Turkish nation by emphasizing its historical, political, cultural, and symbolic dimensions.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Halk Bilimi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 10 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.34083/akaded.1875849 |
| IZ | https://izlik.org/JA24HL39AR |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 1 |
Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası lisansı ile lisanslanmıştır.
This work is licensed under Attribution-NonCommercial 4.0 International