Gender inequality is considered one of the main obstacles to economic and social development, particularly in developing countries. Limited female labor force participation affects the sustainability of economic growth, resource allocation, and income distribution. Therefore, identifying its determinants is crucial for both the academic literature and policymakers. This study empirically analyzes the macroeconomic determinants of gender inequality in Türkiye over the period 1993–2023. The dependent variable is a gender inequality indicator, while the independent variables include economic development, unemployment, fertility, urbanization, and digitalization. In the empirical analysis, the Johansen cointegration test is employed to examine the existence of a long-run relationship among the variables, and the results indicate that the series are cointegrated. The long-run coefficients are estimated using the DOLS, FMOLS, and CCR methods. The findings show that economic development, unemployment, and fertility rates increase gender inequality, whereas urbanization reduces it. In addition, internet usage, used as an indicator of digitalization, is found to increase gender inequality. These results indicate that economic growth alone is not sufficient to achieve gender equality and that structural factors play a decisive role.
Gender Inequality Labor Force Participation Gap Economic Growth Unemployment Urbanization Digitalization
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ekonomik ve sosyal kalkınmanın önündeki temel sorunlardan biri olarak değerlendirilmektedir. Kadınların işgücüne katılım düzeyinin sınırlı olması; ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği, kaynakların etkin kullanımı ve gelir dağılımı üzerinde önemli etkiler doğurmaktadır. Bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin belirleyicilerinin incelenmesi, hem akademik literatür hem de politika yapıcılar açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de 1993–2023 döneminde toplumsal cinsiyet eşitsizliğini etkileyen makroekonomik faktörleri ampirik olarak analiz etmektir. Bu doğrultuda çalışmanın bağımlı değişkeni, toplumsal cinsiyet eşitsizliği göstergesidir. Bağımsız değişkenler ise ekonomik gelişmişlik, işsizlik, doğurganlık, kentleşme ve dijitalleşme göstergeleridir. Çalışmanın ampirik analizinde değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığını test etmek amacıyla Johansen eşbütünleşme testi uygulanmış ve serilerin eşbütünleşik olduğu tespit edilmiştir. Uzun dönem katsayılarının tahmininde DOLS, FMOLS ve CCR yöntemlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular, ekonomik gelişmişlik, işsizlik ve doğurganlık oranlarının toplumsal cinsiyet eşitsizliğini artırıcı yönde etkilediğini; kentleşmenin ise eşitsizliği azaltıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, dijitalleşme göstergesi olarak kullanılan internet kullanım oranının eşitsizliği artırıcı yönde etkide bulunduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar, ekonomik büyümenin tek başına toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında yeterli olmadığını ve yapısal faktörlerin belirleyici rol oynadığını ortaya koymaktadır.
Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği İşgücüne Katılım Farkı Ekonomik Büyüme İşsizlik Kentleşme Dijitalleşme
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Mart 2026 |
| Kabul Tarihi | 18 Nisan 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Nisan 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA87LE74NU |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 11 Sayı: 21 |