Çalışanların manevi varlığına yönelen saldırıların başında gelen ve kısaca işyerinde psikolojik taciz olarak bilinen mobbing olgusu, işbu konuya ilişkin sosyal farkındalığın da artmasıyla son yıllarda hukuk düzeni tarafından düzenlenmekte ve bu doğrultuda da birçok akademik çalışma ve yargı kararına konu olmaktadır. Çalışmada öncelikle farklı hukuki düzenlemeler ve öğretideki görüşler ekseninde çeşitli mobbing tanımlarına yer verilerek kavramsal bir bütünlük ortaya konmaya çalışılmış, ardından Anayasa Mahkemesinin “mobbing” olgusuna yönelik geliştirmiş olduğu içtihadı incelenmiştir. Bu tanımlamaların yapılmasının ardından Türk hukukunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6701 Sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanununun mobbing olgusuna ilişkin hükümleri değerlendirilmiştir. Anayasa yargısı bakımından ise incelenmesi gereken husus, temel hak ve özgürlüklerdir. “Mobbing” teşkil eden işlem ve eylemlerin farklı birçok temel hak ve özgürlüğü ihlal ettiği ortadadır. Bu işlem ve eylemler son yıllarda bireysel başvuru yoluyla anayasa yargısının da önüne gelmekte ve bu başvuruların sonucunda anayasa yargısı mobbing vakalarına ilişkin önemli bir içtihat oluşturmaktadır. İşbu çalışmada gerek bu içtihat gerekse de bu içtihat doğrultusunda devletin başta yasal altyapı oluşturma yükümlülüğü olmak üzere işyerinde psikolojik tacizle mücadelede pozitif yükümlülüğü ele alınacaktır. Anayasanın 17. maddesinde düzenlenen maddi-manevi varlığın geliştirilmesi hakkı ve işkence yasağı, devletin pozitif yükümlülüğü bağlamında önemli bir çıkış noktası oluşturmaktadır. Aynı zamanda eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı da “mobbing” bağlamında ihlal iddialarının temelini oluşturabilmektedir. Bu kapsamda çalışmada öncelikle Anayasa Mahkemesinin erken dönem içtihadında yer alan konuya ilişkin kabul edilemezlik kararları daha sonra da “mobbing” başvuruları sonucunda verdiği ihlal kararları aktarılacak; konuya ilişkin yasal bir düzenleme yapma hususundaki devletin anayasal yükümlülüğü karşılaştırmalı bir perspektifle ele alınacaktır.
Psikolojik taciz bireysel başvuru kötü muamele pozitif yükümlülük ayrımcılık yasağı.
The phenomenon of mobbing, which is one of the foremost offences against the moral integrity of employees and is commonly known as psychological harassment in the workplace, has been regulated by the legal system in recent years, coinciding with increased social awareness of this issue. Consequently, it has been the subject of numerous academic studies and court rulings. The study first attempts to establish a conceptual framework by presenting various definitions of mobbing based on different legal regulations and academic opinions, followed by an examination of the case law developed by the Constitutional Court regarding the phenomenon of ‘mobbing’. Following these definitions, the provisions of Turkish law concerning mobbing, as set out in the Turkish Code of Obligations (No. 6098) and the Law on the Turkish Human Rights and Equality Agency (No. 6701), are evaluated. From the perspective of constitutional adjudication, the fundamental rights and freedoms are the key issues to be examined. It is evident that acts and actions constituting ‘mobbing’ violate numerous fundamental rights and freedoms. In recent years, these acts and actions have been brought before the constitutional court through individual applications, and as a result of these applications, the constitutional court has established significant case law regarding mobbing cases. This study will address both this case law and the state's positive obligation to combat psychological harassment in the workplace, primarily its obligation to establish a legal framework, in line with this case law. The right to the development of material and moral existence and the prohibition of torture, as stipulated in Article 17 of the Constitution, constitute an important starting point in the context of the state's positive obligation. At the same time, the principle of equality and the prohibition of discrimination can also form the basis of allegations of violations in the context of ‘mobbing’. In this context, the study will first present the inadmissibility decisions on the subject in the early case law of the Constitutional Court, followed by the violation decisions it issued as a result of ‘mobbing’ applications; the state's constitutional obligation to enact legislation on the subject will be examined from a comparative perspective
psychological harassment individiual application ill-treatment positive obligation prohibition of discrimination
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Anayasa Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 2 |
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.