Bu çalışma, Türk ve İskandinav-Germen deniz mitolojilerini, disiplinlerarası bir kuramsal çerçevede kültürlerarası karşılaştırma yöntemiyle incelemektedir. Araştırmanın amacı, bu iki mitolojik evrende denize atfedilen kozmolojik, ritüelistik ve cinsiyet temelli anlam yapılarını; karşılaştırmalı mitoloji, yapısalcı antropoloji ve “kültürel hafıza” kuramları üzerinden çok katmanlı bir çözümlemeye tabi tutmaktır. Çalışma kapsamında, nitel araştırma yöntemine bağlı metin çözümlemesi uygulanmış; halk anlatıları, mitolojik metinler, ağıtlar, halk müziği örnekleri ve çağdaş görsel sanatlar gibi kültürel üretimler kuramsal okuma teknikleriyle değerlendirilmiştir. Kuramsal temel; Julia Kristeva’nın “abjeksiyon” kuramı, Laura Mulvey’nin “bakış rejimi” kavramsallaştırması ile Jan Assmann’ın “kültürel hafıza” ve Marianne Hirsch’in “posthafıza” yaklaşımlarına dayanmaktadır. Denizkızı, Karakoncolos, Rán ve Jörmungandr gibi figürler, doğayla ritüel ilişkisi, dişil bedene yüklenen simgesel anlamlar ve travmatik belleğin taşıyıcıları olarak ele alınmıştır. Bulgular, denizin her iki mitolojik evrende yalnızca bir doğal unsur değil; aynı zamanda dönüşüm, geçiş, kayıp, tehdit ve arzu gibi karşıt temaların birleşim noktası olan ontolojik bir anlatı mekânı olarak kurgulandığını göstermektedir. Ayrıca bu mitolojik yapılar, halk müziği, sinema ve görsel sanatlarda yeniden üretilerek çevresel yıkım, göç travması ve kimlik parçalanması gibi çağdaş meseleleri mitopoetik bir düzlemde estetize etmektedir. Deniz anlatılarında bedenin sınırlarını ihlal eden figürlerin hem toplumsal cinsiyet rejimlerini hem de insandan öte varoluş kiplerini sorgulayan posthüman açılımlara kapı araladığı gözlemlenmiştir. Bu bağlamda, deniz mitolojileri yalnızca anlatı belleği değil; aynı zamanda kolektif travmaların, sınır mekânlarının ve varlık felsefesinin yeniden düşünülmesine olanak sağlayan kavramsal geçitlerdir. Sonuç olarak deniz mitolojisi, yalnızca arkaik bir anlatı değil; aynı zamanda “kültürel hafıza”nın sürekliliğini, toplumsal cinsiyet temsillerinin dönüşümünü ve kozmolojik belleğin çağdaş estetik formlardaki yeniden üretimini mümkün kılan anlatısal bir dizgedir.
Kültürlerarası poetika Deniz mitolojisi Denizkızı arketipi Mitopoetik temsil
This study examines Turkish and Norse-Germanic maritime mythologies within an interdisciplinary theoretical framework through a method of intercultural comparison. The primary aim of the research is to analyze the cosmological, ritualistic, and gender-based semantic structures attributed to the sea in both mythological universes through a multilayered framework informed by comparative mythology, structuralist anthropology, and theories of “cultural memory.” Based on qualitative research methodology, the study employs textual analysis to evaluate cultural productions such as folk narratives, mythological texts, laments, folk songs, and contemporary visual arts through theoretical reading techniques. The theoretical foundation rests upon Julia Kristeva’s theory of “abjection,” Laura Mulvey’s conceptualiza tion of the “gaze regime,” as well as Jan Assmann’s notion of “cultural memory” and Marianne Hirsch’s concept of “postmemory.” Figures such as the Mermaid, Karakoncolos, Rán, and Jörmungandr are examined in terms of ritual interaction with nature, symbolic meanings attributed to the female body, and their role as carriers of traumatic memory. The findings demonstrate that in both cultural memory traditions, the sea is not merely a natural entity but is constructed as an ontological narrative space where themes of transformation, transition, loss, danger, and desire converge. These mythological structures are recontextualized through folk music, cinema, and visual art, shaping the aesthetic expression of ecological breakdown, migratory trauma, and fragmented identities. Figures that transgress bodily limits in maritime narratives reveal posthuman dynamics that question dominant gender systems and human-centered worldviews. In this light, maritime mythologies serve not only as symbolic memory systems but as conceptual gateways for rethinking trauma, liminality, and ontological imagination. Ultimately, maritime mythology constitutes a narrative mechanism that sustains the continuity of “cultural memory,” transforms gender representations, and regenerates cosmological memory in contemporary aesthetic forms.
Intercultural poetics Maritime mythology Mermaid archetype Mythopoetic representation
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Türk Halk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 8 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.31126/akrajournal.1753071 |
| IZ | https://izlik.org/JA65NH26MS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 14 Sayı: 38 |