Tarihi paleolitik dönemden neolitik çağ ve erken metal çağına kadar uzanan idiofonların en somut örnekleri, mezin ve solutrean bullroarer adlı ilkel aletler olarak kayıt altına alınmış ve birçok yerleşkede farklı amaçlar altında kullanılmıştır. Bu kullanımlar içerisinde yapısı gereği titreşerek ortaya bir ses çıkaran idiofonların bazı ayinlerde ve ritüellerde kullanımı gözlemlenmiş, trans ve ruhani iletişim gerçekleştirilen dairesel duvar tasarımı mimarisinin yankı ve akustik tasarımıyla vurgulanmaya çalışılmıştır. Philip Glass’ın aktivist niteliği taşıyan eserleri, özellikle de üç postoperasında gözlemlenebilir. Eser, Glass’ın opera üçlemesinin bir parçasıdır. Akhenaten, Einstein On The Beach ve Satyagraha’dan oluşan bu üçleme içerisinde Glass, eserlerinin bulunduğu dönem ve kültüre uygun bir biçim yaratmaya çalışmıştır. Satyagraha operası; geçmiş, şimdi ve geleceği barındıran unsurları ile beraber doğrusal olmayan ve felsefi, ideolojik temsiller üzerine kurulmuş ögeler barındırmaktadır. Bu makalede perküsyonların kullanımı görülmeden verilmeye çalışılan ritüel hissinin kullanıldığı Satyagraha operası ve Philip Glass’ın minimalist sanat içerisindeki kullandığı metin-müzik estetiği araştırılmış ve benzer kullanımların dışına çıkan yazımındaki nedenin araştırılması gerek görülmüştür. Bulgulardan dinleyici beklentisini tersine çevirme, minimalist “negatif uzam” estetiği ve kavramsal uyum noktaları incelenmiştir, elde edilen bu bulgulardan Philip Glass’ın estetik anlayışının daha iyi kavranması amaçlanmıştır. Sonuç olarak ritüel temalarının varlığı ve Glass’ın Hint estetiği içerisinde kullandığı kültürel ögeler operanın alternatif kullanımına işaret etmiştir, makale içerisinde elde edilen bulgularla açıklanmıştır.
The most concrete examples of idiophones, which date from the Pale-olithic period to the Neolithic age and the early metal age, have been recorded as primitive instruments called mezin and solutrean bullroarer and have been used for different purposes in many settlements. Among these uses, idiophones, which produce a sound by vibrating due to their structure, have been observed to be used in some ceremonies and rituals, and attempts have been made to emphasize the echo and acoustic design of the circular wall design architecture where trance and spiritual communication are carried out. Philip Glass’s activist works can be observed especially in his three post-operas. The work is a part of Glass’s opera trilogy. In this trilogy consisting of Akhenaten, Einstein On The Beach and Satyagraha, Glass tried to create a form suitable for the period and culture in which his works were found. Satyagraha opera; contains elements that include the past, present and future, as well as nonlinear and philosophical, ideological representations. In this article, Satyag-raha opera, where the ritual feeling is tried to be given without seeing the use of percussions, and Philip Glass's text-music aesthetics used in minimalist art were investigated and it was deemed necessary to investigate the reason for his writing that deviates from similar uses. From the findings, reversing the listener's expectation, minimalist "negative space" aesthetics and conceptual harmony points were examined, and it was aimed to better understand Philip Glass's aesthetic understanding from these findings. As a result, the existence of ritual themes and the cultural elements used by Glass within Indian aesthetics pointed to the alternative use of the opera, and were explained with the findings obtained in the article.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sanat Tarihi, Sanat Teorisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 11 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.31126/akrajournal.1759895 |
| IZ | https://izlik.org/JA52EZ75XW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 14 Sayı: 38 |