A. Dinleme Eğitimi
1. Dinlemeye Sosyal Bakışımız
Dinleme hakkında söylenmiş olan az sayıdaki atasözlerimizin çoğu dinlemenin önemini ve dinlemenin nasıl yapılacağını ifade etmektedir. "Söz gümüşse sükût altındır.", "İki dinle, bir söyle.", "Sözü söyle alana, kulağında kalana.", "Yalancı kim? Işittiğini söyleyen.", "Bir senden küçüğün, bir de senden büyüğün sözünü dinle. " atasözleri, geleneksel eğitimin dinlemeye verdiği önemi vurgulaması bakımından değerlidir. Bu sözler, sadece dinlemenin bir meziyet olduğunu değil, aynı zamanda nasıl olması gerektiğini de belirtmektedir. " Yalancı kim? İş ittiğini söyleyen." atasözü, duyduğunu, dinlediğini, kendi düşünce süzgecinden geçirmeden kesin bir doğruymuş gibi başkalarına anlatanları, dogmatik dinleyicileri tanımlamaktadır.
Az sayıda da olsa yanlış dinleme anlayışına yönlendirmeye çalışan atasözümüz vardır: " Baş sallamayla kavuk eskimez. Baş ağır gerek, kulak sağır gerek." Bu atasözlerimiz, dinlediklerimizhakkındaki düşüncelerimizi dile getirmemeyi, bazen dinliyor gibi görünmeyi, kısaca sahte bir dinleme davranış ve tutumunu öğütlemektedir. Ancak bunlar, halkın dinlemeye karşı gerçek bakışını yansıtmamakta, daha çok siyaset endişesinden kaynaklanmaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Bilgi İşlem Eğitimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Mart 2001 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Aralık 2001 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2001 Cilt: 2 Sayı: 2 |