Birinci Dünya Savaşının başlamasının temel sebepleri, XIX. Yüzyıldaki siyasi ve ekonomik gelişmeler sonucunda ortaya çıkmıştır. Bununla beraber Fransız îhtilali’nin ortaya çıkardığı yeni fikirler, liberalizm hareketiyle birlikte, dünyayı kimin yöneteceği sorununun doğurduğu rekabet ve güçlü bir madde olarak petrolün keşfi de etkili olmuştur. İngiltere bu rekabet içerisinde, Akdeniz’de olduğu gibi, Arap Yarımadası’nın birçok yerinde de nüfuzunu arttırabilme faaliyetlerini sürdürmekteydi. İngiltere, bir taraftan uzun süredir sömürgesi durumunda olan Hindistan’ın deniz yolunun güvenliğini sağlamak, bir yandan da yüzyılın keşfi niteliğindeki “petrolün” ana vatanı Arabistan Yarımadası üzerindeki etkinliğini arttırma çabasındaydı. Dolayısıyla İngiltere XIX. Yüzyıldaki dış politikasını bu iki ilke üzerine inşa etmiştir. İngiltere’nin bu deniz aşırı politikası Osmanlı Devleti egemenliğindeki Arabistan Yarımadası toprakları üzerinde cereyan etmekteydi. İngiltere bu hedefleri doğrultusunda, Arabistan Yarımadasına sahip olabilme ya da kendi himayesinde bir iktidar oluşturma yoluna başvuracaktır. İngiltere bu politikasını Arabistan Yarımadası’nda yaygınlaştırmada Mekke Emiri Şerif Hüseyin’i mihenk olarak almıştır. Böyle bir yola başvurmalarının nedeni ise, Şerif Hüseyin’in temeli Arap Milliyetçiliği olan bir Arap Krallığı kurma ve başkanı olma düşüncesini bilmeleridir. İlk temas Şerif Hüseyin’in oğlu Abdullah vasıtasıyla 1912 yılında Kahire’de
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Siyasi Tarihde Siyasal Coğrafya |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Eylül 2001 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Aralık 2001 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2001 Cilt: 2 Sayı: 2 |