Artan dünya nüfusuyla birlikte suya duyulan ihtiyaç da her geçen gün artmaktadır. Temiz ve kullanılabilir su kaynaklarının azaldığı günümüzde su kirliliği, çevre sorunları içerisinde önemli bir yere sahiptir.
Eber gölü, göletler, Akarçay, maden suları, yeraltı suları ve jeotermal sular açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Bu su kaynakları, jeotermal suların, evsel atıkların, organize sanayi bölgesindeki kuruluşların ve bazı sanayi tesislerinin atık sularının Akarçay’a deşarj edilmesi sonucunda kirlenmekte bu durum doğal hayatı olumsuz etkilemektedir.
Afyonkarahisar’da yılda 5 milyon ton termal su kullanılmakta ve Akarçay’a deşarj edilmektedir. Termal suların içinde bulunan bor, arsenik, Na-Cl gibi kirleticiler ve organize sanayi bölgesindeki kuruluşların atıkları oksijen ihtiyacında artışlara neden olmakta ve ekolojik denge bozulmaktadır.
Eber-Akşehir kapalı havzasında son bulan Akarçay, çevredeki tüm yerleşmelerin atık sularını almakta, bu yüzden kirlenmektedir. Bu kirlilik önemli bir kaynak olan yeraltı suları için de tehlike oluşturmaktadır.
Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde su kaynaklarından yararlanmak ve su kirliliğinin önüne geçmek amacıyla bazı tedbirlerin alınması gerekir. Havza yönetim sistemi içerisinde atık sular arıtma tesislerinde arıtıldıktan sonra alıcı ortamlara verilmelidir.
Bu çalışmada, Afyonkarahisar’da su kirliliğine neden olan etkenler ve mevcut kirliliğin hangi boyutlara ulaştığı elde edilen verilerle ortaya konulmuş, bazı sorunlara yönelik çözüm ve öneriler belirtilmiştir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ekoloji, Sürdürülebilirlik ve Enerji |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ocak 2006 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Mayıs 2006 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2006 Cilt: 8 Sayı: 2 |