Habermas’ın, konuşma ve sözün boyutları üzerine olan vurgusu, özneleri aşan ve ‘ideal konuşma durumu’ olarak ifade ettiği iletişim tipini garantileyen iletişimsel rasyonalitesi; Benjamin’in, araçsal aklın, modern sömürü ve tahakkümün temeli olarak gösterilmesine karşı sözün değerini tekrar geri çağırmasına uygun düşmektedir. Ancak, sözü diğer eleştirel teorisyenler gibi değerden düşmüş, mistik ve olumsuzlama aracı olarak görmek yerine, akıl ve ötekisi arasında bir geçit ve paylaşım alanı bulma çabası olarak, eleştirel diyalogun alanını bu gelenekte diriltmeye çalışmaktadır.
îletişimsel eylem, söz eylemleriyle sınırlı olmayan, onlarla koordine edilen bir eylem tipi olmaktadır. Ancak Habermas, dilin iletişimsel sınırlarını, sosyal gereklilikle çizmekten kaçınsa da, başka açıdan sosyal teorini alanını, dilsel iletişimin gramer kuralları ile sınırlandırarak, mümkün ve yasal bir iletişim alanını, tahrif edilmemiş iletişim olarak değerlendirmektedir. Diğer konuşma türlerini, iletişimin asli doğasını bozan ve yaşam dünyasının tözsel birliğine yönelik bir tehdit olarak görmektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İletişim Kuramları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ocak 2006 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Mayıs 2006 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2006 Cilt: 8 Sayı: 2 |