18.yy’dan itibaren modern iktidarlar egemenliklerini koruyabilmek ve sürdürebilmek için çeşitli yönetim biçimleri geliştirmişlerdir. Bu yönetim biçimleri arasında çağdaş siyaset felsefecilerinden Michel Foucault’nun “biyopolitika” ve Giorgio Agamben’in “istisna alanı” kavramları, iktidarın toplum üzerinde uyguladığı denetim ve dışlama mekanizmalarını anlamaya imkân veren iki temel yaklaşım olarak öne çıkar. Metin Kaçan’ın Ağır Roman adlı eseri, Türk edebiyatında marjinal hayatların nasıl görünmez kılındığını, iktidar tarafından dışlanarak istisna alanlarına hapsedildiğini ve bu alanlarda bireylerin hukuki haklarından soyutlanarak “çıplak hayat”a indirgendiğini gösteren önemli bir örnektir. Eser üzerinde bugüne kadar dil, üslûp ve alt kültür temsili üzerine çalışmalar yapılmış olmakla birlikte modern iktidarların norm dışına ittiği bireyler üzerinde egemenliğini nasıl koruduğu ve sürdürdüğü üzerine kapsamlı bir inceleme yapılmamıştır. Bu çalışma biyopolitika ve istisna alanı kavramları etrafında Ağır Roman’daki iktidar-birey ilişkisini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın “Biyopolitika” başlıklı bölümünde kavramın tarihsel gelişimi ve bir dışlama yöntemi olarak ırkçılığın nasıl kullanıldığı ele alınmıştır. “İstisna Alanı ve Çıplak Hayat” bölümünde, Agamben’in hukukun askıya alınmasıyla oluşturulan istisna alanlarında bireylerin siyasal özne olmaktan çıkarılıp çıplak hayat formuna indirgenmesi incelenmiştir. “Biyopolitika ve İstisna Alanının Kesişimi: Kolera Mahallesi” başlıklı bölümde biyopolitikanın ve istisna alanının eserdeki yansımaları gösterilmiş ve analiz edilmiştir. Sonuç olarak Ağır Roman, iktidarın hem dışlayarak hem de hukuku askıya alarak yönetimine örnek olabilecek ve Foucault ile Agamben’in kuramsal çerçevelerinin kesişiminde değerlendirilebilecek özgün bir eserdir.
Since the eighteenth century, modern powers have developed strategies to preserve and sustain sovereignty. Michel Foucault’s concept of biopolitics and Giorgio Agamben’s notion of the state of exception provide two key frameworks for understanding mechanisms of control and exclusion. Metin Kaçan’s novel Ağır Roman is a notable Turkish example, portraying how marginal lives are rendered invisible, excluded, and confined to exceptional spaces where legal protections are suspended and individuals are reduced to “bare life.” While scholarship has examined the novel’s language, style, and subcultural representation, it has not fully analyzed how modern power maintains its rule over those pushed outside social norms. This article addresses that gap by reading Ağır Roman through biopolitics and the state of exception. The “Biopolitics” section summarizes the concept’s historical development and discusses racism as a technique of exclusion. “State of Exception and Bare Life” examines how suspending law creates zones in which people are stripped of political subjectivity. Finally, “The Intersection of Biopolitics and the State of Exception: Kolera Mahallesi” analyzes Kolera Mahallesi as a space where exclusion and legal suspension converge. The article concludes that Ağır Roman makes visible a mode of governance operating through both exclusion and the suspension of law, and can be evaluated at the intersection of Foucault’s and Agamben’s theoretical frameworks.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 7 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32709/akusosbil.1842300 |
| IZ | https://izlik.org/JA74BK65BZ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 28 Sayı: 1 |
This work is licensed under Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International