Güvenlik, modern devletin temel işlevlerinden biri olarak kabul edilmekte ve bu alan genellikle erkek egemen yapısıyla özdeşleştirilmektedir. Ancak son yıllarda toplumsal cinsiyet çalışmaları, güvenlik politikalarının yalnızca askeri ve teknik boyutlardan ibaret olmadığını aynı zamanda sosyal, kültürel ve politik yönleriyle de ele alınması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu bağlamda kadınların güvenlik alanına katılımı hem normatif hem de pratik düzeyde yeniden değerlendirilmesi gereken bir konu haline gelmiştir. Türkiye’de 1980'lerden itibaren kırsal bölgelerde uygulamaya konulan güvenlik koruculuğu sistemi, devletin yerel güvenliği sağlama stratejisinin bir parçasıdır. Bu sistemde uzun yıllar yalnızca erkekler görev alırken son yıllarda kadınların da korucu olarak görevlendirilmesi yeni bir dönemin başlangıcını oluşturmuştur. Kadın güvenlik korucularının sahadaki varlığı, yalnızca güvenlik anlayışında değil aynı zamanda toplumsal cinsiyet rolleri konusunda da önemli bir dönüşümü temsil etmektedir. Bu kapsamda çalışma, kadın korucuların sahadaki deneyimlerini, kurumsal yapılar içindeki konumlarını ve toplumsal algılarını nitel yöntemlerle analiz etmektedir. Bulgular, kadın güvenlik korucularının hem yerel güvenlik pratiklerine hem de devlet-toplum ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdığını göstermektedir. Aynı zamanda bu aktörlerin güvenlik politikalarında daha görünür hale gelmesi, kadınların kamusal alandaki temsiliyetini artırmakta ve toplumsal dönüşümün bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Makale, kadınların güvenlik sektöründeki yerini mikro düzeyde sahadan verilerle makro politikalarla ilişkilendirerek özgün bir perspektif sunmaktadır.
Araştırmanın etik ilke ve değerlere uygun yürütülmesi için Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Etik Kurulundan 29.04.2025 tarihli E-97703210-050.99-38594629 sayılı etik uygunluk raporu alınmıştır.
Security is considered one of the basic functions of the modern state, and the field has often been associated with its male-dominated structure. However in recent years, gender studies have revealed that security policies are not limited to military and technical dimensions but also need to be addressed in terms of social, cultural and political aspects. In this context, women's participation in the field of security has become an issue that needs to be re-evaluated both normatively and practically. The security guard system, which has been implemented in rural areas in Turkey since the 1980s, is part of the state's strategy for ensuring local security. While only men served in this system for many years, the assignment of women as guards in recent years has marked the beginning of a new era. The presence of female security guards in the field represents a significant transformation not only in the understanding of security but also prevailing gender roles. In this context, the study analyzes the experiences of female guards in the field, their positions within institutional structures and their social perceptions using qualitative research methods. The findings show that female security guards add a new dimension to both local security practices and state-society relations. At the same time, their increasing visibility in security policies enhances women’s representation in the public sphere and is regarded as part of a broader process of social transformation. By linking micro-level field experiences with macro-level security policies, the article offers an original perspective on the role of women in the security sector the more visible these actors are in security policies, the more women are represented in the public sphere and are considered as part of social transformation. The article offers a unique perspective by linking women's roles in the security sector with macro-level policies through micro-level field data.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası Güvenlik, Uluslararası İlişkilerde Terörizm |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |