Varlık Mâhiyet Ayrımı Bağlamında Molla Sadrâ’nın Sühreverdî Eleştirisi
Öz
Sühreverdî ve şârihleri İşrâkî sistemi inşa ederken Meşşâî felsefeyi birçok açıdan eleştirmiştir. Bu eleştirilerin İslâm felsefesinin gelişmesinde çok önemli katkıları olduğu aşikârdır. Bunun yanında Sühreverdî, yeni bir sistem kurduğunu iddia etmiş olsa da İşrâkîliğin Meşşâî alt yapıyı kullandığı ortadadır. Örneğin Meşşâî felsefedeki varlık mahiyet tartışması İşrâkîlikte dikey ve yatay nûrlar öğretisine dönüşmüştür. Sühreverdî, varlık kavramı yerine nûr kavramını koymuş, varlık mahiyet ayrımının sadece zihinsel bir ayrım olduğunu kabul etmiş ve dış dünyada asaletin mahiyetlere ait olduğunu iddia etmiştir. Buna göre varlık kavramı, dış dünyada karşılığı olmayan zihinsel tümel kavramlardan birisidir. Ayrıca yine bu kavram, Meşşâîler tarafından cisimleri de içine alacak genişlikte kullanıldığına göre metafizik hakikatleri ortaya koyamayacak kadar gerçeklikten uzak bir kavramdır. Çünkü Tanrı, nûr ve melek gibi metafizik varlıklar cisimler gibi karanlık nesnelerle aynı payda altında toplanamazlar. Sühreverdî ve şârihleri, varlığın asaletinin kabul edilmesi durumunda vacip ve mümkün ayrımının anlamsızlaşacağını, mümkün mevcutların varlığından bahsetmenin aslında mevcudun tekrar hâsıl olması anlamına geleceğini ve teselsüle düşülmeksizin mümkünlerin mevcut olamayacağını ileri sürmüştür.
Molla Sadrâ’nın Sühreverdî’ye yönelik eleştirilerinin İslâm felsefesine önemli katkıları olmuştur. Ona göre, “varlığın dış dünyada karşılığı olmayan zihinsel bir kavram olduğu” iddiası, varlığın hakikatini kavrayamamaktan kaynaklanır. Sühreverdî’nin varlık kavramının özel konumuna dikkat etmeksizin onu, dış dünyada karşılığı olmayan diğer tümel kavramlarla karıştırması, aslında aynı değerlendirmenin nûr kavramı için de yapılabileceğini görememesine neden olmuştur. Hâlbuki dış dünyayı var kılan varlığın, hakikati yönünden herhangi özel bir mahiyete sahip olmaması gerekir ki böylece bütün diğer mahiyetlere gerçeklik kazandırabilsin.
Molla Sadrâ, varlığın asaletini kabul durumunda vacip mümkün varlık ayrımının ortadan kalkacağı iddiasının varlığın teşkîki yapısını anlayamamaktan kaynaklandığını ileri sürmüştür. Yani ona göre, varlığın nihai gerçeklik olması onun zuhur ve sudûrunun farklı seviye ve mertebelerde gerçekleşmesine engel değildir. İşte mümkün mevcutlar bu mertebeli varoluş seviyelerini ifade ederler. Bir mevcudun varlığı ne kadar güçlü, şiddetli, zengin, önce ve mükemmel ise onun imkân yönü yani mahiyeti de o miktarda azalır.
Sadrâ’ya göre mahiyetler özdeşlikleri cihetinden varlık ve yoklukla nitelenemezler. Dış dünyadaki zuhurları yönünden ise mahiyetler, varlığa bağlı olarak ancak ortaya çıkabilirler. Bu anlamda mahiyetlerin kendilerine ait ontolojik bir statüsü yoktur. Bu kabul, varlığın tekrar tahsili ve teselsülün ortaya çıkma iddialarını geçersiz kılar. Sadrâ’ya göre, “varlığın asaletinin kabulü durumunda varlığın varlığı ve onun da başka bir varlığı gerektireceği yönündeki” iddia, varlığın kendisinin başka bir şeye ihtiyaç duymayacak biçimde kendi başına kâim olduğunu anlamamaktan neşet eder. Zihinde gerçekleşen teselsülün kesilmesi için ise herhangi bir noktada zihinsel itibarın sona erdirilmesi yeterlidir. Kısacası Sadrâ’ya göre tek bir varlık vardır ki o da varlığı kendinden ve zorunlu olandır. Mümkünler ise Zorunlu Varlık’ın zuhur ve sudûrunun bir sonucu olarak bağıl durum ve hallerden başka bir şey değildir. Şu hâlde varlık asıl, mahiyetler ise varlığa bağlı görece durumlardır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Arslan, İshak. “Sühreverdî’nin Miktar Kavramı”. Sühreverdî ve İşrâk Felsefesi. ed. Mehmet Nesim Doru vd.. 241-255. Ankara: Divan Kitap, 2. Basım, 2015.
- Cihan, Ahmet Kamil. “Sühreverdî ve İşrâkîlik”. İslâm Felsefesi Tarih ve Problemler. ed. M. Cüneyt Kaya. 397-427. Ankara: İsam Yayınları, 6. Basım, 2018.
- Cihan, Ahmet Kamil. “Sühreverdî’nin Nûr ve İnsan Düşüncesi”. Doğu’dan Batı’ya Düşüncenin Serüveni. ed. Eyüp Bekiryazıcı. 7/975-990. İstanbul: İnsan Yayınları, 2015.
- Dînânî, Ğulamhüseyin İbrâhîmî. Molla Sadrâ ve Sühreverdî Dersleri. çev. Alptekin Dursunoğlu. İstanbul: Önsöz Yayıncılık, 2019.
- Doru, Mehmet Nesim. “İbn Sînâ, Sühreverdî ve İbn Arabî Arasında Mîr Dâmâd”. Osmanlı ve İran’da İşrâk Felsefesi. ed. Mehmet Nesim Doru vd.. 237-260. İstanbul: Divan Kitap, 2018.
- Ebu Reyyân, Muḥammed Ali. Uṣȗlu’l-felsefeti’l-İşrâḳiyye inde Şihâbeddin es-Sühreverdî. Kahire: Mektebetü’l-Encelü’l-Maṣdâriyye, 1959.
- Fazlurrahman. “İbn Sînâ’da Mahiyet ve Varlık”. çev. Hasan Akkanat. Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 10/2 (Aralık 2010), 193-209.
- Habibi, Muhsin. “Sühreverdî Felsefesinin Mîr Dâmâd’ın Asâlet-i Mâhiyet Teorisine Etkisi”. Osmanlı ve İran’da İşrâk Felsefesi. çev. Mahmut Meçin. ed. Mehmet Nesim Doru vd.. 260-274. İstanbul: Divan Kitap, 2018.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Din Araştırmaları
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Fevzi Yiğit
*
0000-0001-9420-5186
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
30 Aralık 2020
Gönderilme Tarihi
17 Eylül 2020
Kabul Tarihi
4 Kasım 2020
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2020 Sayı: 15