SPATIAL ORGANIZATION AND SPATIAL HIERARCHY IN ANCIENT GREEK TEMPLES: A PERCEPTUAL AND SYMBOLIC ASSESSMENT
Öz
Ancient Greek temples are remarkable not only for their architectural forms but also for their complex spatial organizations that shaped sacred experience. This study aims to examine the perceptual and symbolic dimensions of spatial organization and hierarchy in Ancient Greek temples. A qualitative methodology was employed through literature review, archaeological evidence, and spatial analysis of architectural plans. Focusing on Archaic and Classical temple typologies, the relationships among the pronaos, naos, opisthodomos, and peristasis were evaluated, while orientation, circulation patterns, thresholds, and visual axes were analyzed. The findings indicate the existence of a graded conception of sacredness extending from the exterior toward the interior. Restricted access to the naos, controlled lighting, and the central placement of the cult statue reinforced the privileged status of the sacred core. Furthermore, the peristasis and transitional spaces functioned as intermediary layers between the profane and the sacred, directing the visitor’s spatial experience. By integrating the disciplines of history and interior architecture, the study interprets Ancient Greek temples as spatial systems producing perceptual and symbolic meanings and offers an interdisciplinary perspective for the interpretation of cultural heritage.
Anahtar Kelimeler
ANTİK YUNAN TAPINAKLARINDA MEKÂN ORGANİZASYONU VE MEKÂNSAL HİYERARŞİ: ALGISAL VE SEMBOLİK BİR DEĞERLENDİRME
Öz
Antik Yunan tapınakları, yalnızca mimari biçimlenişleriyle değil, kutsal deneyimin üretildiği çok katmanlı mekânsal organizasyonlarıyla da dikkat çekmektedir. Bu çalışma, Antik Yunan tapınaklarında mekân organizasyonu ve mekânsal hiyerarşinin algısal ve sembolik boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel yöntem benimsenmiş; literatür taraması, arkeolojik veriler ve plan şemaları üzerinden mekânsal çözümleme gerçekleştirilmiştir. Arkaik ve Klasik dönem tapınak tipolojileri temel alınarak pronaos, naos, opisthodomos ve peristasis arasındaki ilişkiler değerlendirilmiş; yönelim, dolaşım, eşikler ve görsel akslar analiz edilmiştir. Bulgular, tapınaklarda dış mekândan iç mekâna doğru ilerleyen dereceli bir kutsallık anlayışının varlığını ortaya koymaktadır. Naos’un sınırlı erişimi, ışığın kontrollü kullanımı ve kült heykelinin merkezî konumu, kutsal çekirdeğin ayrıcalıklı statüsünü pekiştirmektedir. Ayrıca peristasis ve eşik mekânları, profan ile kutsal arasında ara katmanlar oluşturarak ziyaretçinin mekânsal deneyimini yönlendirmektedir. Bu çalışma, tarih ve iç mimarlık disiplinlerini bir araya getirerek Antik Yunan tapınaklarını algısal ve sembolik anlam üreten mekânsal sistemler olarak değerlendirmekte ve kültürel mirasın yorumlanmasına disiplinlerarası bir yaklaşım sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Çalışmada tüm bilimsel etik ilkelerine dikkat edilmiştir. Bu çalışma herhangi bir etik kurul onayı gerektirmemektedir.