Perimenstrüel Distresin Hafifletilmesinde Refleksolojinin Etkinliğinin İncelenmesi
Öz
Amaç: Araştırmada perimenstrüel distresi hafifletmede refleksolojinin etkisininin incelenmesi amaçlanmıştır.
Yöntem: Randomize kontrollü deneysel bir araştırmadır. Araştırma evrenini, 585 genç kadın oluşturmuştur. Perimenstrüel distres puanı yüksek olan 94 katılımcıdan tesadüfi örnekleme yöntemi ile 47 kişilik iki grup oluşturulmuştur. Değişik nedenlerden dolayı çalışma dışı kalanlar olmuştur. Araştırmanın refleksoloji grubu 31 kişi, rutin tedavi grubu (NSAID Tedavisi) 33 kişi ile tamamlanmıştır. Her iki gruba da araştırmacı tarafından perimenstrüel distresi hafifletmeye yönelik hemşirelik eğitimi verilmiştir. Katılımcılar, iki siklus refleksoloji öncesi, iki siklus refleksoloji süresince ve iki siklus refleksoloji sonrasında olmak üzere altı siklus izlenmiştir. Araştırmacı tarafından iki siklus süresince (sekiz seans), haftada bir defa, yarım saat süre ile kulaklara, ellere ve ayaklara refleksoloji uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak; Birey Tanıtım Formu, Birey İzlem Formu” ve “Menstrüel Distres Şikâyet Listesi (MDQ)” kullanılmıştır.
Bulgular: Uygulanan refleksoloji sonucu, menstrüel dönem semptomlarında %46.54, premenstrüel dönem semptomlarında %44.99 azalma olmuştur. Refleksoloji uygulanan birinci siklusta; menstrüel ve premenstrüel dönemlerde refleksoloji grubu ile rutin tedavi grubunun puan ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken (p=0.33,0.35), ikinci siklusta menstrüel ve premenstrüel dönemlerde refleksoloji grubunun puanlarının rutin tedavi grubundan daha düşük olduğu ve bunun istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p=0.02, 0.01). Refleksoloji bırakıldıktan sonra da anlamlı fark devam etmiştir.
Sonuç: Perimenstrüel yakınmaları olan genç kadınlar için refleksoloji uygulaması semptomların şiddetini azaltıcı tamamlayıcı bir tedavi olarak önerilebilir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- 1. Coşkun, A., Kızılkaya, N. (1995). İstanbul ilinde yaşayan doğuran çağı kadınlarda görülen perimestrual şikâyet durumunun yaş grupları açısından değerlendirilmesi. Hemşirelik Bülteni, 9(35), 35-44.
- 2. Kızılkaya, N. (1994). Perimenstrual distres ve hemşirelik yaklaşımı. Hemşirelik Bülteni, 8(31), 84-91.
- 3. Kirkpatrick, M. K, Brewer, J. A, Stoks, B. (1990). Efficacy of self-care measures for perimentrual syndrome (PMS). JAN Leading Global Nursing Researh,15(3),281-285.
- 4. Güneş, G, Pehlivan, E, Genç, N., Eğri M. (1997). Malatya’da lise öğrencilerinde premenstrüel sendrom sıklığı. Turgut Özal Tıp Merkezi Dergisi, 4(4), 403-406.
- 5. Karadağ, F. (2001). Adet öncesi disforik bozukluk, Psikiyatri Dünyası, 5(1), 11-14.
- 6. Kızılkaya, N. (1995). Dismenore. Sendrom -Aylık Aktuel Tıp Dergisi, Mayıs, 48-53.
- 7. Taşkın, L. (2016). Doğum ve kadın sağlığı hemşireliği. Ankara: Akademisyen Kitapevi.
- 8. Berek, J. S., Çev.Ed. Erk, A. (2004). Novak jinekoloji. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Sağlık Kurumları Yönetimi
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yayımlanma Tarihi
31 Mayıs 2020
Gönderilme Tarihi
18 Eylül 2019
Kabul Tarihi
8 Aralık 2019
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2020 Cilt: 4 Sayı: 2
Cited By
The Effect of Yoga on Premenstrual Distress, Quality of Life, and Stress Level
Holistic Nursing Practice
https://doi.org/10.1097/HNP.0000000000000661Use of Complementary and Integrative Medicine in Women’s Health: A Literature Review
Mediterranean Nursing and Midwifery
https://doi.org/10.4274/MNM.2024.24223
