Yunanistan’ın kuruluş yıllarından itibaren önemli bir motivasyon kaynağı olarak tasarlanan ve Eleftherios Venizelos’un 1910 yılında başbakan olmasıyla 1920 yılına kadar devletin resmi dış politika ilkesi olarak geliştirilen Megali İdea, doğrudan Osmanlı coğrafyasını hedef almış ve 19. yüzyıldan itibaren Doğu Sorunu’ndan beslenerek nihayetinde 1919 yılında Yunan ordusunun İzmir’e çıkmasıyla önemli bir aşama kaydetmiştir. Odak noktası İstanbul olan ve Türk Millî Mücadele döneminde Yunanistan’ın Anadolu’daki işgal girişimlerinin söylemi haline de gelen ve dönemin büyük güçleri tarafından da desteklenen bu ideoloji, ister istemez İtilaf Devletleri’nin bazı hedefleriyle ortak paydada birleşmiştir. Avrupalı devletlerin Osmanlı’yı parçalamak üzerine kurguladıkları Doğu Sorunu, Megali İdea’yı beslemiş, İtilaf Devletleri’nin Anadolu’daki gölgesi olan Yunanistan, İzmir’in işgali sonrasında Batı Anadolu kıyıları ve Trakya’da da varlık göstermeye başlamıştır. Yunanistan’da 1920 yılında gerçekleşen hükümet değişimi Megali İdea’nın uygulanmasında herhangi bir farklılık yaratmazken, 1922 yılına kadar daha da cesur adımlar atılmasına neden olmuştur.
Yunanistan’ın Sakarya Meydan Muharebesi’nde Türk kuvvetleri karşısında yenilmesi, uzlaşının zorluğu, savaşı bitirme isteği ve Megali İdea’yı tamamlama arzusu, 1922 yılında çılgınca bir karar almasına neden olmuştur. Yunanistan İtilaf Devletleri’ne İstanbul’un işgal edileceğine dair bir nota yollamıştır. İtilaf Devletleri tarafından 1921 yılında ‘Tarafsız Bölge’ olarak ilan edilen İstanbul ve Boğazlara yönelik Yunanistan’ın attığı bu cesur adım, çok ciddi bir tepkiyle karşılanmıştır.
1922 yılında Yunanistan’ın İstanbul’u işgal girişimini konu alan bu çalışmada, konu Yunanistan ile İtilaf Devletleri arasında gerçekleşen yazışmalar, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı belgeleri ve süreli yayınlar çerçevesinde ele alınacak ve olayın diplomatik boyutu ve yarattığı kriz analiz edilecektir.
The Megali Idea (Great Idea), conceived as a significant source of motivation from the founding years of Greece and developed into the state's official foreign policy principle from 1910—when Eleftherios Venizelos became prime minister—until 1920, directly targeted Ottoman territory. Drawing on the Eastern Question since the 19th century, it reached a significant milestone with the landing of Greek troops in Izmir in 1919. This ideology, which focused on Istanbul and shaped Greece's attempts to invade Anatolia during the Turkish War of Independence, was also supported by the great powers of the time and inevitably aligned with some of the objectives of the Entente Powers. The Eastern Question, devised by European states to dismantle the Ottoman Empire, fueled the Megali Idea. Greece, acting as the shadow of the Allied Powers in Anatolia, began asserting its presence on the western Anatolian coast and in Thrace after the occupation of Izmir. The change of government in Greece in 1920 did not alter the implementation of the Megali Idea, but led to even bolder steps being taken until 1922. Greece's defeat at the Battle of Sakarya against Turkish forces, the difficulty of reaching a settlement, the desire to end the war, and the aspiration to complete the Megali Idea led Greece to take a reckless step in 1922: sending a note to the Allied Powers stating that Istanbul would be occupied. This bold move towards Istanbul and the Straits—declared a “Neutral Zone” by the Allied Powers in 1921—was met with a very serious reaction.
This study, which focuses on Greece's attempt to occupy Istanbul in 1922, will examine correspondence between Greece and the Allied Powers, documents from the Greek Ministry of Foreign Affairs, and periodicals, analyzing the diplomatic dimension of the event and the crisis it created.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası Tarih |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 13 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 2 |