Çocuğun hastaneye yatışı aile içinde çeşitli değişikliklere neden olduğundan dolayı bu durum anne ve baba için yeni stres faktörlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ebeveynlerde oluşan stres, anksiyete ve depresyon çocuğu olumsuz yönde etkilemekte ve ebeveynlerin çocuklarının bakımına yeteri kadar katılmalarına engel olmaktadır. Bu çalışmada hastanede uzun süre yatan çocuk hastaların ebeveynlerinde belirsizliğe tahammülsüzlüğün stres, anksiyete düzeyi ve depresyon ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma; nicel araştırma yöntemlerinden kesitsel olarak ve amaçlı örneklem yöntemi kullanılarak gerçekleştirildi. Araştırma, Haziran 2023 - Kasım 2023 tarihleri arasında SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatarak tedavi gören çocuk hastaların ebeveynleriyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya, belirlenen katılım kriterlerini karşılayan ve gönüllü olarak katılmayı kabul eden toplam 147 ebeveyn dahil edilmiştir. Katılımcıların ortalama yaşı (28,80±6,27) olup tamamına yakını kadın (n:132) ve evlidir (%99,3 n=146). Hastanedeki yatış süresine bakıldığında 7-120 (10,83±13,85) gün arasında değişmektedir. Ortalama puanlara bakıldığında depresyon 5,26±4,38 (0-21), anksiyete 4,57±4,17 (0-20), stres 5,15±3,63 (0-15) idi. Alt ölçeklerin ortalama puanlarından ileriye yönelik kaygı 20,79±6,11 (7-35), engelleyici kaygı 13,30±5,65 (5-25) ve belirsizliğe tahammülsüzlük ölçeği toplam puanı 34,10±10,61 (12-55) idi. Çalışmaya katılan katılımcıların %19,0’u hafif düzeyde depresyon, %19,0’u orta düzeyde depresyon, %6,8’i ileri düzeyde depresyon ve %6,1’i çok ileri düzeyde depresyon yaşadıkları bulundu. Kanıtlar belirsizliğe tahammülsüzlüğün çocukları hastaneye kaldırılan ebeveynlerin ruh sağlığını önemli ölçüde etkilediği fikrini güçlü bir şekilde desteklemektedir. Hedefli müdahaleler yoluyla belirsizliğe tahammülsüzlüğü ele almak, bu ebeveynler için ruh sağlığı sonuçlarını iyileştirmeye yönelik bir yol sağlayabilir ve sonuçta hem refahlarını hem de zor zamanlarda çocuklarını destekleme yeteneklerini geliştirebilir.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’ndan 17.03.2023 tarihli ve 2023/03-02 sayılı etik kurul onayı alındıktan sonra, araştırmanın yürütüleceği Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği ile Van İl Sağlık Müdürlüğünden yazılı izinler alınmıştır. Helsinki Bildirgesi’nin ilgili maddeleri doğrultusunda, çalışmaya katılan tüm hastalar ve hasta yakınları araştırma hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirilmiş; katılımcılardan sözlü ve yazılı onam alınmıştır.
Aims: Problems that occur during the growth and development processes of childhood cause the child to encounter illnesses. Children getting sick and being hospitalized cause sudden changes in the general life of family members. The hospital environment is an unfamiliar environment for both the child and the parent. Since the hospitalization of the child causes various changes within the family, this situation causes new stress factors for the mother and father. Stress, anxiety and depression in parents negatively affect the child and prevent parents from being sufficiently involved in the care of their children. This study aims to determine the relationship between intolerance of uncertainty and stress, anxiety levels and depression in parents of child patients who have been hospitalized for a long time.
Method: The study was conducted using a cross-sectional and purposeful sampling method, which is one of the quantitative research methods. The research was conducted with the parents of child patients who were hospitalized at SBÜ. Van Education and Research Hospital between June 2023 and November 2023. 147 parents whose children were hospitalized, who met the inclusion criteria and agreed to participate in the study, were included in the study.
Results: The mean age of the participants was (28.80±6.27), almost all of them were female (n:132) and married (99.3%, n=146). The duration of hospitalization ranged from 7 to 120 (10.83±13.85) days. When the mean scores were examined, depression was 5.26±4.38 (0-21), anxiety was 4.57±4.17 (0-20), stress was 5.15±3.63 (0-15). From the mean scores of the subscales, anticipatory anxiety was 20.79±6.11 (7-35), inhibitory anxiety was 13.30±5.65 (5-25) and the total score of the BSI was 34.10±10.61 (12-55). Of the participants in the study, 19.0% had mild depression, 19.0% had moderate depression, 6.8% had severe depression, and 6.1% had severe depression.
Conclusion: The evidence strongly supports the idea that intolerance of uncertainty significantly impacts the mental health of parents whose children are hospitalized. Addressing intolerance of uncertainty through targeted interventions may provide a pathway to improve mental health outcomes for these parents, ultimately improving both their well-being and their ability to support their children through difficult times.
After the approval of the research ethics committee was obtained from Van Yüzüncü Yıl University Non-Interventional Clinical Research Ethics Committee dated 17.03.2023 and numbered 2023/03-02, written permission was obtained from Van Education and Research Hospital Chief Physician's Office and Van Provincial Health Directorate where the research would be conducted. In accordance with the relevant articles of the Helsinki Declaration, all patients and their relatives participating in the study were given detailed information about the study and verbal and written consent was obtained from the participants.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Ruh Sağlığı Hemşireliği |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 3 |
Kaynak, atıf vermek kaydıyla ticari amaç da dahil olmak üzere kopyalanabilir, düzenlenebilir, dağıtılabilir ve yeniden kullanılabilir.