Dijitalleşme, toplumsal kurumlar üzerinde köklü dönüşümlere yol açmaktadır ve bu dönüşümden etkilenen alanlardan biri de dindir. Bu makale, dijital çağda dinin dönüşen doğasını, yeni medya kuramları çerçevesinde sosyolojik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kuramsal bir çözümleme yöntemiyle hazırlanan çalışmada, Zygmunt Bauman’ın ‘akışkan modernite’, Jean Baudrillard’ın ‘simülasyon’ ve ‘hipergerçeklik’ ile Jürgen Habermas’ın ‘kamusal alan’ ve ‘iletişimsel akıl’ kuramları temel alınmıştır. Bu çalışmada, yeni medyanın dinî pratikler üzerindeki etkisi; biçim, içerik, anlam ve otorite boyutlarında incelenmiştir. Geleneksel ibadet biçimlerinin sanal ritüellere evrilmesi, yüz yüze dini öğrenimin çevrimiçi ortama taşınması ve dijital platformlarda üretilen dinî söylemlerin popüler kültür kodlarıyla harmanlanması bu dönüşümün başlıca göstergeleri olarak değerlendirilmiştir. Bauman’ın perspektifinden, dinî aidiyetin bireyselleştiği, geçicileştiği ve tüketime açıldığı saptanmıştır. Baudrillard’ın kuramı ise sosyal medyada dolaşan dinî imgelerin, gerçek deneyimlerin yerini aldığı bir ‘hipergerçeklik’ düzlemine işaret etmektedir. Habermas bağlamında ise yeni medya ortamlarının rasyonel ve eşit katılıma dayalı bir kamusal alan üretip üretemeyeceği sorgulanmış; mevcut dijital platformların çoğunlukla duygusal ve kutuplaştırıcı iletişim tarzlarına evrildiği görülmüştür. Çalışma, yeni medyanın dinî yaşam üzerinde hem özgürleştirici hem de yüzeyselleştirici etkiler yarattığını ortaya koymakta ve bu ikili etkinin kuramsal çeşitlilikle anlamlandırılabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, dijital çağda din, sabit ve kolektif yapılardan uzaklaşarak daha bireysel, simülatif ve performatif bir deneyim alanına dönüşmektedir. Bu dönüşümün, özellikle yapay zekâ, sanal gerçeklik ve algoritmik kültür bağlamlarında daha da derinleşeceği öngörülmektedir.
Din Sosyolojisi Yeni Medya Akışkan Modernite Simülasyon Hipergerçeklik
Bu çalışmada “Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi” kapsamında uyulması gerektiği belirtilen tüm kurallara uyulmuştur. Yönergenin ikinci bölümü olan “Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiğine Aykırı Eylemler” başlığı altında belirtilen eylemlerden hiçbiri gerçekleştirilmediği yazar tarafından beyan edilmiştir.
Yazar tarafından herhangi destekleyici kurum beyan edilmemiştir.
Yazar tarafından teşekkür beyanı yapılmamıştır.
Digitalization is profoundly transforming social institutions, including religion. This article sociologically examines the changing nature of religion in the digital age through new media theories. Using theoretical analysis, it draws on Zygmunt Bauman’s ‘liquid modernity’, Jean Baudrillard’s ideas of ‘simulation’ and ‘hyperreality’, and Jürgen Habermas’s concepts of the ‘public sphere’ and ‘communicative rationality’. The effects of new media on religious practices are analyzed in terms of form, content, meaning, and authority. The shift from traditional worship to virtual rituals, the move from face-to-face religious education to online settings, and the blending of religious discourse with popular culture on digital platforms are key indicators of this change. For Bauman, religious belonging has become individualized, fluid, and commodified. Baudrillard highlights a realm of ‘hyperreality’ where circulated religious images replace lived experience. From Habermas’s view, the article questions whether new media can sustain a rational, participatory public sphere; current platforms largely foster emotional and polarized communication. The study shows that new media has both liberating and superficial impacts on religious life, and this dual effect can be interpreted through diverse theoretical lenses. Ultimately, religion in the digital age is shifting from fixed, collective forms toward more individualized, simulated, and performative experiences—a transformation likely to intensify with AI, virtual reality, and algorithmic culture.
Sociology of Religion New Media Liquid Modernity Simulation Hyperreality
This study complies with all the rules specified in the "Guidelines for Scientific Research and Publication Ethics in Higher Education Institutions". The author declares that none of the actions listed under the second section of the guidelines, titled "Actions Contrary to Scientific Research and Publication Ethics," were committed. .
The author has not named any sponsoring institutions.
No acknowledgments were made by the author
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.70869/asbad.1835061 |
| IZ | https://izlik.org/JA29SX92DM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 3 Sayı: 1 |