XVII. yüzyıl şairlerinden Sa’dî, yaşadığı döneme hem şairliği hem de müderris olmasının etkisiyle ilmi yönüyle temayüz etmiştir. En önemli eseri Divan’ıdır. Bu eserin İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesinde ve Millet Kütüphanesi Ali Emiri Yazma Eserler Koleksiyonundaki nüshalarına ait tenkitli metinleri içeren iki yüksek lisans tezi hazırlanmıştır. Bu çalışmaya konu olan nüsha ise Avusturya Millî Kütüphanesinde yer almaktadır. Herhangi bir kaynakta varlığından bahsedilmemiş, literatürde de adı zikredilmemiştir. Çalışmada yeni nüsha, ayrıntılı incelemeden ziyade barındırdığı nazım şekillerinin tertip şekli ve sayısı yönleriyle değerlendirilmiştir. Bu nüshada yer alıp diğer yazmalarda bulunmayan şiirler olup olmadığı araştırılmıştır. Neticesinde henüz neşredilmemiş müseddes nazım biçiminde bir şiire rastlanmıştır. Manzume muhteva ve şekil yönünden incelenerek şaire aidiyeti hususu üzerinde durulmuştur. Çalışmanın temel amacı yeni nüshanın tanıtılmasının yanında şairin Divan’ının eksik kalan ve Sa’dî’nin şiir anlayışını genel manada aksettiren manzum parçasını incelemektir.
Klasik Türk edebiyatı, her ne kadar sona ermiş bir gelenek olsa da gün yüzüne çıkan yeni eserler ve alanla ilgili çalışmalar vasıtasıyla âdeta canlılığını devam ettirmektedir. Ortaya çıkarılan her eser, yapılan her çalışma, klasik Türk edebiyatının zenginliğine değerli katkılar sunmakta ve keşfedilmeyi bekleyen oldukça fazla yeni ürünün olduğu düşüncesini de güçlendirmektedir. Bu durum geleneğin bıraktığı edebî mirasın oldukça büyük olduğunu da açıkça göstermektedir. Özellikle son yıllarda mecmûa ve cönkler yeni keşifler için itici bir güç hâline gelerek alana büyük katkılar sunmaktadır. Bununla birlikte neşredilmiş eserlere ait farklı kütüphanelerdeki yazmaların tespiti de klasik Türk edebiyatı sahası için önem arz etmektedir. Bu bağlamda geleneğe mensup sanatçıların eserlerine ait mevcut nüshalarıyla ilgili metin çalışmaları yapılmış olsa da başka kopyalarına ulaşılamamış ya da herhangi bir çalışmaya konu olmamış farklı yazmaların da bulunduğu düşünülmelidir. Yeni nüshaların keşfiyle veya çalışılmamış yazmaların incelenmesi ile birlikte yayımlanmamış ürünlerin ortaya çıkması oldukça olası bir durumdur. Bu nedenle cönk ve mecmûaların yanında şairlerin neşredilmiş başta divanları olmak üzere çeşitli eserlerine ait yeni nüshaların bulunarak incelenmesi önemli bir husus olarak durmaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk İslam Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2025 |
| Gönderilme Tarihi | 15 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 2 Eylül 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 25 Sayı: 3 |