Avrupa Birliği’nin 21. yüzyıl enerji arz güvenliğinde dışa bağımlılık oranı en önemli sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. AB ülkelerinin taleplerinin artmasından öte enerji arzlarının düşmesine bağlı olarak ortaya çıkan bu durum kaynak çeşitlendirme arayışına neden olmuştur. AB’nin Rus doğalgazına aşırı bağımlılığın yarattığı tehdite karşı alternatif rotalardan biri de Hazar Havzası’dır. AB’nin Hazar’ın rezervlerine Rusya’yı by-pass ederek ulaşma çabaları 20. yüzyılın sonuna kadar dayanmaktadır. AB enerji diplomasisinde öne çıkan bölgelerden biri olan Hazar doğal gazının Avrupa pazarına ulaştırılmasını hedefleyen boru hattı projeleri arasında ciddi bir rekabet yaşanmıştır. Rusya’nın Avrupa pazarındaki payını korumaya yönelik izlediği enerji diplomasisi gündeme Trans-Hazar ve NABUCCO gibi yüksek kapasiteli projelerin kağıt üstünde kalmasında etkili olmuştur. Azerbaycan’ın TAP Boru Hattı ile Güney Koridoru’nun açılmasını sağlamasıyla bölge kaynakları doğrudan Avrupa pazarına ulaştırılmıştır. Azerbaycan rezervlerinin sınırlı olması nedeni Güney Koridoru’nun kapasitesinin düşük kalırken hattın tam kapasite kullanılmasına yönelik alternatif kaynak arayışı da jeopolitik ve jeoekonomik engellere takılmaktadır. Ukrayna Savaşı sonrasında enerji diplomasisinde radikal bir değişime gitmek zorunda kalan AB, Rus boru gazı ithalatını aşamalı olarak düşürmüştür. Vaka analizi yönteminin kullanılacağı çalışmada AB’nin Azerbaycan olmak üzere Hazar’dan daha fazla doğal gaz ithal etmeye yönelik izlediği enerji diplomasisi ortaya konulacaktır.
One of the most significant challenges in the European Union’s energy security in the 21st century is its high dependency on external energy sources. This issue has emerged not only due to the increasing energy demands of the EU member states but also as a result of declining energy supply levels, prompting a search for resource diversification. In response to the threat posed by excessive dependence on Russian natural gas, one of the alternative supply routes for the EU is the Caspian Basin. The EU’s efforts to access Caspian reserves while bypassing Russia date back to the late 20th century. As one of the key regions in EU energy diplomacy, the Caspian’s natural gas resources have been at the center of intense competition among pipeline projects aimed at transporting them to the European market. Russia’s energy diplomacy, which seeks to maintain its market share in Europe, has played a significant role in preventing large-scale projects such as the Trans-Caspian and NABUCCO pipelines from materializing. However, with Azerbaijan’s contribution through the TAP, Southern Gas Corridor has been established, enabling the direct transport of regional resources to Europe. Nevertheless, due to the limited reserves of Azerbaijan, the Southern Gas Corridor operates at a lower capacity, and efforts to fully utilize the pipeline face geopolitical and geo-economic challenges. Following the Ukraine War, the EU was compelled to undergo a radical shift in its energy diplomacy, gradually reducing its imports of Russian pipeline gas. This study, employing a case study method, will analyze the EU’s energy diplomacy strategies to increase natural gas imports from the Caspian region, particularly Azerbaijan.
European Union Energy Diplomacy Caspian Natural Gas Pipeline
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası Siyaset |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Nisan 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 32 |
Asya Studies dergisinde yer alan eserler Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.