Masallar, insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin en eski ve en canlı anlatı biçimlerinden biridir. Yüzyıllar boyunca sözlü gelenekten yazılı kültüre aktarılan bu anlatılar, sadece ahlaki değerlerin değil, aynı zamanda doğa ile kurulan ilişkinin kültürel temsillerini de içerir. Modern dönemde ekoeleştiri yaklaşım, edebiyat metinlerinde doğanın temsillerini, insan–doğa ilişkilerini ve çevre bilincinin inşasını inceleyen önemli bir disiplin haline gelmiştir. Bu bağlamda masallar, insan merkezci bakış açısının eleştirisi için verimli bir zemin sunmaktadır. Masallar, doğayı bir karakter gibi ele alarak, onu insanların karşılaştığı sorunlarla ilişkilendirir. Bu, doğanın sadece bir arka plan değil, olayların merkezinde yer aldığı bir yapıdır. Masallar, doğanın ve çevrenin insan hayatındaki rolünü anlamada önemli bir araçtır. Ekoeleştiri, doğayı insanın karşısında pasif bir nesne olarak değil, metnin öznesi olarak görür. Bu bağlamda masallar, doğanın konuştuğu, hayvanların akıl yürüttüğü, ağaçların ve dağların canlı olduğu metinlerdir. Bu makalede Artvin masalları ekoeleştiri bakış açısıyla incelenerek masallarda yer alan doğa aktarılmaya çalışılmıştır. Çalışma Artvin masallarında doğa algısı ve kozmik denge, hayvanların temsili, ekolojik etik, doğanın kutsallığı ve masallarda antroposentrizm eleştirisini kapsamaktadır. Çalışmada amaç, masallarda yer alan doğa ve unsurları ekoeleştiri bakış açısıyla incelemek ve doğanın masallardaki işlevini göstermektir.
Fairy tales are one of the oldest and most vibrant narrative forms of humanity's relationship with nature. These narratives, transmitted from oral tradition to written culture over centuries, contain not only moral values but also cultural representations of the relationship with nature. In the modern era, the ecocritical approach has become an important discipline examining the representations of nature in literary texts, human-nature relationships, and the construction of environmental awareness. In this context, fairy tales offer fertile ground for the critique of anthropocentric perspectives. Fairy tales treat nature as a character, connecting it to the problems humans face. This structure is a structure in which nature is not merely a backdrop but also at the center of events. Fairy tales are an important tool for understanding the role of nature and the environment in human life. Ecocriticism views nature not as a passive object before humans, but as the subject of the text. In this context, fairy tales are texts in which nature speaks, animals reason, and trees and mountains are alive. This article examines Artvin fairy tales from an ecocritical perspective and attempts to convey the nature depicted in them. The study covers the perception of nature and cosmic balance in Artvin fairy tales, the representation of animals, ecological ethics, the sanctity of nature, and critiques of anthropocentrism in fairy tales. The aim of the study is to examine nature and its elements in fairy tales from an ecocritical perspective and to demonstrate the function of nature in fairy tales.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ekoeleştiri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 34 |
Asya Studies dergisinde yer alan eserler Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.