2019 yılının sonlarında ortaya çıkan COVID-19 salgını, küresel düzeyde yarattığı etkiler nedeniyle kısa sürede bir pandemi olarak nitelendirilmiş ve özellikle kentlerde yoğunlaşan nüfus üzerinde belirleyici dönüşümlere yol açmıştır. Bulaşma riskinin yüksek olması sebebiyle devletler, toplum sağlığını korumaya yönelik çeşitli önleyici tedbirler geliştirmiş; bunların başında gelen sokağa çıkma yasakları, kent yaşamının gündelik akışında önemli kırılmalar yaratmıştır. Bu kırılmalardan biri, kent sakinlerinin yoğun, kalabalık ve kısıtlayıcı kent ortamı yerine daha doğal, sakin ve düşük yoğunluklu yaşam çevrelerine yönelme eğiliminin güçlenmesiyle ortaya çıkan iç göç hareketidir.
Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Fethiye, sahip olduğu geniş orman varlığı, denize kıyı alanları, doğal yaşamla iç içe mekânsal özellikleri, tarımsal üretim olanakları ve yüksek yaşam kalitesi ile pandemi sonrasında iç göçün yöneldiği başlıca lokasyonlardan biri hâline gelmiştir. Bu bağlamda, 6360 sayılı kanunla belde belediyesinden mahalleye dönüştürülen Çamköy, Çiftlik, Göcek, Karaçulha, Ölüdeniz ve Üzümlü mahallelerinde pandemi, iç göç ve yerel yönetim dönüşümü arasındaki kesişim alanlarını incelemek amacıyla nitel araştırma kapsamında derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Mahalle muhtarlarıyla yapılan bu görüşmeler, pandemi süreciyle eşzamanlı yaşanan yönetsel dönüşümlerin söz konusu mahallelerde nasıl bir mekânsal değişim ve toplumsal dönüşüm yarattığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Elde edilen bulgular, pandemi kaynaklı iç göçün Fethiye’nin sosyo-mekânsal dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini; yerel yönetim ve toplumsal yaşam özelinde ise yeni zorluklar ve beklentiler yarattığını göstermektedir.
The COVID-19 outbreak, emerging in late 2019, rapidly escalated into a global pandemic, triggering significant social, spatial, and administrative transformations, particularly in metropolitan areas. Due to the high risk of transmission, governments prioritized public health through various preventive measures; notably, lockdowns and mobility restrictions created major ruptures in the daily rhythms of urban life. One of the most distinct outcomes of these ruptures was an internal migration trend, driven by urban residents shifting their preference from dense, crowded city environments to natural, tranquil, and low-density living spaces.
Fethiye, a major coastal tourism hub in Turkey, emerged as a primary destination for this post-pandemic internal migration, owing to its extensive forest cover, coastal proximity, rural spatial characteristics, agricultural potential, and high quality of life. In this context, this study conducts a qualitative investigation focused on the neighborhoods of Çamköy, Çiftlik, Göcek, Karaçulha, Ölüdeniz, and Üzümlü—all of which were converted from towns (belde) to neighborhoods via Law No. 6360. Through in-depth interviews with neighborhood headmen (muhtars), the study explores the intersection of the pandemic, internal migration, and local governance transformation. It aims to reveal how these simultaneous administrative and pandemic-induced processes have generated spatial and social changes in the respective neighborhoods. The findings indicate that pandemic-driven internal migration has reshaped Fethiye's socio-spatial dynamics, creating new challenges and expectations within the spheres of local governance and community life.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kentleşme Politikaları, Yerel Yönetimler |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 34 |
Asya Studies dergisinde yer alan eserler Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.