Anime ve manga estetiği, Japon kültüründen doğarak küresel bir fenomen haline gelmiş ve yalnızca eğlence sektöründe değil, reklamcılık alanında da önemli bir etki yaratmıştır. Bu çalışma, anime ve manga karakterlerinin reklam kampanyalarında nasıl yeniden üretildiğini ve Asya tüketici anlayışı bağlamında hangi kültürel anlamlarla yüklendiğini incelemektedir. Göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılarak seçilen beş reklam örneği (Dolce & Gabbana x Jujutsu Kaisen, Pokémon x Van Gogh Museum, McDonald’s x One Piece, Seiko x One Piece, Skechers x Demon Slayer) düz anlam, yan anlam ve mit/kültürel kodlar bağlamında analiz edilmiştir. Bulgular, anime ve manga estetiğinin reklamcılıkta yalnızca görsel bir süsleme değil, aynı zamanda tüketici kimliği, aidiyet ve statü göstergesi olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Lüks markaların anime estetiği ile birleşimi, statü temelli tüketimi güçlendirirken; fast-food reklamları topluluk ve paylaşım kültürünü öne çıkarmaktadır. Ayrıca sınırlı sayıda üretilen ürünlerin koleksiyonculuk kültürü ile birleşerek tüketiciye benzersizlik duygusu sunduğu görülmektedir. Araştırma, anime ve manga estetiğinin reklamcılıkta kültürel anlam üretiminin güçlü bir aracı olduğunu ve Asya tüketici anlayışını şekillendiren önemli dinamiklerden biri haline geldiğini göstermektedir. Bu bağlamda çalışma, kültürel çalışmalar, medya araştırmaları ve pazarlama literatürüne katkı sağlamasının yanı sıra reklam sektörü için stratejik öneriler sunmaktadır.
The aesthetics of anime and manga, originating from Japanese culture, have evolved into a global phenomenon, influencing not only the entertainment industry but also the field of advertising. This study examines how anime and manga characters are recontextualized in advertising campaigns and what cultural meanings they convey within the framework of Asian consumer behavior. Using semiotic analysis, five selected advertising campaigns (Dolce & Gabbana x Jujutsu Kaisen, Pokémon x Van Gogh Museum, McDonald’s x One Piece, Seiko x One Piece, Skechers x Demon Slayer) were analyzed at the levels of denotation, connotation, and myth/cultural codes. The findings reveal that anime and manga aesthetics function not merely as decorative visuals but also as markers of consumer identity, belonging, and status. Luxury brands combined with anime aesthetics reinforce status-oriented consumption, while fast-food advertisements emphasize community and sharing culture. Additionally, limited-edition products appeal to the culture of collecting, offering consumers a sense of uniqueness. The study demonstrates that anime and manga aesthetics serve as powerful tools for cultural meaning-making in advertising and constitute significant dynamics shaping Asian consumer behavior. In this respect, the research contributes to cultural studies, media research, and marketing literature, while also providing strategic insights for the advertising industry.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Asya Toplumu Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |