This study examines the financial integration strategies that Turkey can develop within the framework of the Belt-Road Initiative (BRI), Shanghai Cooperation Organization (SCO) and BRICS in the context of the global de-dollarization process, using a combination of quantitative and qualitative methods. In the research, macroeconomic indicators such as Turkey's external debt composition, currency distribution in commercial invoicing and reserve adequacy were evaluated using descriptive statistics and comparative analysis methods; Subsequently, three alternative integration scenarios (Western-focused continuity, Eurasia-focused convergence and hybrid model) were tested through scenario simulation. The findings show that Debt/GDP and Reserve/Short-Term Debt ratios remain constant in the short term, regardless of scenario preferences, while USD exposure in the external debt stock can be reduced by up to 25% depending on policy preferences. Although the Eurasian rapprochement scenario significantly reduces dollar dependence, it brings with it new dependency relations and geopolitical risks originating from China and Russia. On the other hand, the hybrid integration model diversifies the financial composition by increasing the share of euro and local currencies; It also allows Turkey to maintain access to Eurasian financial infrastructures while maintaining ties with Western institutions. In this context, the hybrid model stands out as the most rational option in terms of both vulnerability reduction and strategic autonomy. The study shows that Turkey's geopolitical bridge position makes the de-dollarization process not only an economic transformation but also a multi-layered repositioning process with institutional, financial and strategic dimensions.
De-Dollarization Financial Integration One Belt One Road Project Türkiye China
Bu çalışma, Türkiye’nin küresel de-dolarizasyon süreci bağlamında Kuşak-Yol Girişimi (BRI), Şanghay İşbirliği Örgütü (SCO) ve BRICS çerçevesinde geliştirebileceği finansal entegrasyon stratejilerini nicel ve nitel yöntemleri bir arada kullanarak incelemektedir. Araştırmada, Türkiye’nin dış borç kompozisyonu, ticari faturalamada para birimi dağılımı ve rezerv yeterliliği gibi makroekonomik göstergeler tanımlayıcı istatistik ve karşılaştırmalı analiz yöntemleriyle değerlendirilmiş; akabinde üç alternatif entegrasyon senaryosu (Batı odaklı devamlılık, Avrasya odaklı yakınlaşma ve hibrit model) senaryo simülasyonu aracılığıyla test edilmiştir. Bulgular, Borç/GSYH ve Rezerv/Kısa Vadeli Borç oranlarının kısa vadede senaryo tercihlerinden bağımsız olarak sabit kaldığını, buna karşın dış borç stokundaki USD maruziyetinin politika tercihlerine bağlı olarak %25’e varan oranda azaltılabileceğini göstermektedir. Avrasya yönlü yakınlaşma senaryosu dolar bağımlılığını anlamlı ölçüde azaltmakla birlikte Çin ve Rusya kaynaklı yeni bağımlılık ilişkileri ve jeopolitik riskleri beraberinde getirmektedir. Buna karşılık hibrit entegrasyon modeli, euro ve yerel paraların payını artırarak finansal kompozisyonu çeşitlendirmekte; aynı zamanda Türkiye’nin Batı kurumlarıyla bağlarını korurken Avrasya finansal altyapılarına erişimini sürdürmesine olanak tanımaktadır. Bu çerçevede hibrit model, hem kırılganlık azaltımı hem de stratejik özerklik açısından en rasyonel seçenek olarak ön plana çıkmaktadır. Çalışma, Türkiye’nin jeopolitik köprü konumunun de-dolarizasyon sürecini salt ekonomik bir dönüşüm değil aynı zamanda kurumsal, finansal ve stratejik boyutları olan çok katmanlı bir yeniden konumlanma süreci haline getirdiğini göstermektedir.
De-Dolarizasyon Finansal Entegrasyon Bir Kuşak Bir Yol Projesi Türkiye Çin
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası İlişkiler (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |