Makalede ele alınan tümülüsler, Batı Anadolu’da (Salihli), Lidya krallığının başşehri kadim Sart şehrinin yaklaşık 6-12 km kuzeyinde, Gediz Nehri ile Marmara Gölü arasında yer alır. Bintepeler adı verilen alçak bir plato sathı üzerinde, Lidya kralları ve aristokrat sınıftan olan insanlara ait anıt mezar şeklinde yapılan ve üçü büyük boyutlarıyla dikkati çeken 115 kadar tümülüs mevcuttur. Çalışmada ülkemizin en büyük nekropolü olan Bintepeler’in anıt mezar yeri olarak tercih edilmesi, inşa süreci ve tümülüslerin inşasından sonra geçen zaman içinde dış süreçlerin tümülüsleri işlemesi, değiştirmesi aşamalarının coğrafi bir bakış açısıyla incelenmesi amaçlanmıştır. Makalenin hazırlanmasında nitel araştırma yöntemleri ve arazi gözlemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın temel probleminde Bintepeler Lidya tümülüslerinde coğrafi etkiler nelerdir sorusuna cevap aranmıştır. Bu sorunun cevaplanmasında coğrafya bilim sistematiği esas alınmıştır. Sahanın doğal şartları bir bütün olarak göz önüne alındığında; tümülüslerin inşası döneminde yeterli düzeyde coğrafi bilgiye sahip olunduğu ve çok doğru bir yer tercihinin yapıldığı sonucuna ulaşılır. İnşasından bu yana geçen yaklaşık 2500 yıllık dönemde fiziki ve beşeri süreçlerle tümülüslerin morfolojik görünümlerinde önemli değişme ve bozulmaların meydana geldiği ayırt edilir. Bintepe tümülüslerinin coğrafi sürdürülebilirlik esas alınarak bütün paydaşların katılımıyla faydalanma ve koruma bağlamında kapsamlı projelerle turizm açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
The tumuli discussed in this article are located in Western Anatolia (Salihli), approximately 6–12 km north of the ancient city of Sardis, the capital of the Lydian Kingdom, between the Gediz River and Lake Marmara. Situated on a low plateau known as Bintepeler, there are about 115 tumuli built as monumental graves for Lydian kings and members of the aristocratic class, three of which stand out due to their massive sizes. The aim of this study is to examine, from a geographical perspective, why Bintepeler — the largest necropolis in Türkiye — was chosen as a site for monumental tombs, the construction process of the tumuli, and how external factors have affected and altered the tumuli over time. The article predominantly employs qualitative research methods and field observations. The main research question seeks to identify the geographical influences on the Bintepe Lydian tumuli. The systematic framework of geographical sciences has been used to answer this question. When the natural conditions of the site are considered as a whole, it is concluded that there was a sufficient level of geographical knowledge during the construction period and that the site selection was remarkably accurate. Over the approximately 2,500 years since their construction, significant changes and deteriorations in the morphological appearances of the tumuli have occurred due to physical and human processes. The Bintepe tumuli should be evaluated through comprehensive projects based on geographical sustainability principles, with the participation of all stakeholders, in terms of both utilization and conservation.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tarihi Coğrafya |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 30 Sayı: 54 |
Content of this journal is licensed under a Creative Commons Attribution NonCommercial 4.0 International License