This study examines the spatial reflections of such interactions and their impact on dwellings in the Selim district of Kars, the history of which has been influenced by migration and exile. The research addresses the relationship between Karadam houses, which are unique to Turks, and Izba houses, which are unique to the Molokans, and their respective natural and cultural environments in the shared space. In order to investigate in depth the relationship established by the local people with their environment, the active participant observation technique, which is an ethnographic method within qualitative research, was employed. During the fieldwork conducted in three different periods, sample dwellings were selected, and the structural features of the houses compatible with the geographical environment were observed. During this process, daily life practices were experienced alongside the local people and the traces of cultural interaction were closely observed. Although Karadam and Izba houses emerged in different geographical regions, both dwelling types were designed to provide protection against harsh climatic conditions. Initially shaped by climate, local building materials, and culture, these dwellings transferred functional features to each other through cultural interaction processes, and thus a hybrid dwelling type specific to the region emerged. The roadside settlements that became widespread in the district during the Russian occupation period constitute evidence of the spatial reflections of cultural transmission. This research reveals how environmental adaptation is reflected in traditional dwellings of different cultures.
Ethics Committee Approval was obtained from Akdeniz University Rectorate Social and Human Sciences Scientific Research and Publication Ethics Board (Date: 23.12.2021, Number of Meetings: 17, Number: 547).
Bu çalışma, geçmişi göç ve sürgün hareketleriyle şekillenmiş olan Kars’ın Selim ilçesinde, etkileşimlerin mekânsal yansımalarını ve meskenler üzerindeki etkilerini incelemektedir. Araştırmada Türklere özgü Karadam evleri ile Malakanlara özgü İzba evlerinin ortak mekândaki doğal ve kültürel çevreyle olan ilişkileri ele alınmıştır. Yöre halkının çevreyle kurduğu ilişkinin derinlemesine irdelenebilmesi amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden biri olan etnografya yöntemi kapsamında aktif katılımcı gözlem tekniği kullanılmıştır. Üç farklı dönemde gerçekleştirilen saha çalışmalarında örnek meskenler seçilerek, meskenlerin coğrafi çevreyle uyumlu olan yapısal özellikleri gözlemlenmiştir. Bu süreçte yerel halkla birlikte günlük yaşam deneyimlenerek kültürel etkileşimin izleri yakından gözlemlenmiştir. Karadam ve İzba evleri farklı coğrafi bölgelerde ortaya çıkmış olsa da her iki mesken türü de sert iklim koşullarına karşı korunma amacıyla tasarlanmıştır. Başlangıçta iklim, yerel yapı malzemeleri ve kültür doğrultusunda şekillenen bu meskenler, kültürel etkileşim süreçleri sonucunda işlevsel özelliklerini birbirine aktarmış ve böylece yöreye özgü karma bir mesken tipi ortaya çıkmıştır. Rus işgal dönemiyle birlikte ilçede yaygınlık göstermeye başlayan yolboyu yerleşmeleri, kültür aktarımının mekândaki yansımalarına kanıt oluşturmaktadır. Bu araştırma, farklı kültürlerin çevresel adaptasyonunun geleneksel meskenlere nasıl yansıdığını ortaya koymaktadır.
Bu çalışma için etik komite onayı Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü Sosyal ve Beşeri Bilimler Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu’ndan (Tarih: 23.12.2021, Toplantı Sayısı: 17 / Karar Sayısı: 461) alınmıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kültür Coğrafyası, Yerleşme Coğrafyası |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 30 Sayı: 54 |
Content of this journal is licensed under a Creative Commons Attribution NonCommercial 4.0 International License