In an era marked by rapid digital evolution and techno-human convergence, this study adopts a posthumanist lens to reconceptualize English language education. Anchored in theoretical analysis and enriched with case scenarios from emerging technologies such as neurodevices, biochips, and augmented reality, the research interrogates how language learning transforms when learners become techno-human hybrids. Moving beyond anthropocentric pedagogies, it advocates for fluid, personalized learning ecosystems responsive to the cognitive and affective complexities of posthuman individuals. By drawing upon posthumanist philosophy, neuroscience, and AI-driven tools, the study explores how language acquisition, critical thinking, and creativity are reconfigured in technologically augmented learners. It further examines the ethical, cultural, and pedagogical implications of this transformation, highlighting the urgent need to reimagine the role of the human in learning design. The findings argue that posthumanism not only challenges traditional language education paradigms but also offers a hopeful and innovative vision, one where human and machine agency coalesce to shape adaptive, inclusive, and future-ready learning landscapes in higher education.
English Language Education Human-Techno-Hybrid-Learners Neurotechnology and AI Posthuman Pedagogy Posthumanism
Hızla gelişen dijital dönüşüm ve tekno-insan yakınsamasının belirleyici olduğu günümüzde bu çalışma, İngilizce dil eğitimini yeniden yorumlamak amacıyla posthümanist bir perspektif benimsemektedir. Kuramsal çözümlemelere dayanan ve nörocihazlar, biyoçipler ile artırılmış gerçeklik gibi yükselen teknolojilerden alınan örnek senaryolarla desteklenen araştırma, öğrenenlerin tekno-insan hibritlerine dönüştüğü bir bağlamda dil öğreniminin nasıl şekillendiğini irdelemektedir. Antroposantrik pedagojileri aşan bu yaklaşım, posthüman bireylerin bilişsel ve duyuşsal karmaşıklıklarına duyarlı, akışkan ve kişiselleştirilmiş öğrenme ekosistemlerini savunmaktadır. Posthümanist felsefe, sinirbilim ve yapay zekâ destekli araçlardan yararlanan çalışma, dil edinimi, eleştirel düşünme ve yaratıcılığın teknolojik olarak güçlendirilmiş öğrenenlerde nasıl yeniden yapılandığını incelemektedir. Ayrıca bu dönüşümün etik, kültürel ve pedagojik sonuçlarını değerlendirerek, öğrenme tasarımında insanın rolünün yeniden düşünülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bulgular, posthümanizmin yalnızca geleneksel dil eğitimi paradigmasını sorgulamakla kalmayıp; insan ve makine ajanlığının birleştiği, uyarlanabilir, kapsayıcı ve geleceğe hazırlıklı yükseköğretim öğrenme ortamlarına yönelik umut verici ve yenilikçi bir vizyon sunduğunu göstermektedir.
İngilizce Dil Eğitimi İnsan-Tekno-Hibrit Öğrenenler Nöroteknoloji ve Yapay Zekâ Posthüman Pedagoji Posthümanizm
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Alan Eğitimleri (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 12 Sayı: Özel Sayı 2025-2 |