Bu çalışma, bireylerin iklim değişikliğinin önlenmesine yönelik umut düzeylerini çeşitli sosyo-demografik değişkenler açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Türkiye genelinden 514 yetişkin bireyden çevrimiçi olarak toplanan veriler, nicel yöntemle analiz edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış olan “İklim Değişikliğinin Önlenmesine Yönelik Umut Ölçeği” kullanılmıştır. Bu ölçek bireysel ve toplumsal çözüm inancı ile umutsuzluğu değerlendirmektedir. Analizlerde normal dağılıma göre bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre kadınların, lisansüstü eğitim düzeyindekilerin ve evli bireylerin umut düzeyleri anlamlı biçimde daha yüksektir. Boşanmış bireylerin umut düzeyleri ise diğer gruplara göre daha düşüktür. Gelir düzeyinde belirli gruplar arasında fark görülürken, çocuk sahibi olma ve yaşanılan yer açısından anlamlı fark tespit edilmemiştir. Sonuçlar, çevresel tutum ve politikalarda sosyo-demografik faktörlerin dikkate alınması gerektiğine işaret etmektedir. Umut, çevresel eylemlilikte önemli bir psikolojik kaynak olarak değerlendirilmeli, düşük umut düzeyine sahip gruplara yönelik destekleyici müdahaleler geliştirilmelidir.
İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırmaları Etik Kurulu tarafından 2022/414 No'lu sayı ile etik alınmıştır.
This study aims to examine individuals’ levels of hope regarding the prevention of climate change in relation to various socio-demographic variables. Data were collected online from 514 adults across Turkey and analyzed using a quantitative method. The “Climate Change Hope Scale,” whose validity and reliability have been established, was used as the data collection tool. This scale assesses individual and collective beliefs in finding solutions as well as hopelessness. Based on the distribution of the data, statistical analyses included independent samples t-test, ANOVA, Mann-Whitney U, and Kruskal-Wallis H tests. Findings revealed that women, individuals with postgraduate education, and married participants had significantly higher levels of hope. In contrast, divorced individuals reported lower hope levels compared to other groups. While income levels showed significant differences among certain groups, no meaningful differences were found based on parental status or place of residence. The results highlight the importance of considering socio-demographic factors in shaping environmental attitudes and policies. Hope functions as a crucial psychological resource for environmental engagement. Therefore, supportive interventions targeting groups with lower hope levels should be developed to foster more inclusive and effective climate action.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İklim Değişikliğinin Ekolojik Etkileri ve Ekolojik Adaptasyon, İklim Değişikliğinin ve İnsan Adaptasyonunun Beşeri Etkileri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 12 Sayı: 2 |