Bu makale, Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliği sürecinde izlediği stratejik yaklaşımı ve bu süreçte elde ettiği kazanımları analiz etmektedir. Çalışma, Türkiye’nin NATO genişleme sürecini nasıl bir müzakere aracı olarak kullandığını ve bu çerçevede hangi somut kazanımları elde ettiğini sorgulamaktadır. Bu bağlamda süreç izleme metodolojisi kullanılarak Türkiye’nin veto hakkını nasıl devreye soktuğu, İsveç’in bu süreçte hangi adımları attığı ve bu adımların Türkiye’nin güvenlik politikaları açısından ne anlama geldiği incelenmiştir. Bulgular İsveç’in yeni terörle mücadele yasaları çıkarması ve Türkiye’ye yönelik silah ambargosunu kaldırması gibi bazı taleplerin karşılandığını ortaya koymaktadır. Ancak Türkiye’nin PKK/YPG’ye verilen desteğin sona erdirilmesi, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve AB ile müzakerelerde ilerleme gibi temel beklentilerinin tam olarak karşılanmadığı görülmektedir. Bu durum Türkiye’nin NATO içindeki pazarlık gücünün etkili olup olmadığı ve uzun vadeli çıkarlarını ne ölçüde koruyabildiği konusunda önemli tartışmalar yaratmaktadır. Çalışma NATO genişleme süreci bağlamında Türkiye’nin ittifak içindeki konumuna dair stratejik bir değerlendirme sunarak uluslararası ilişkiler literatürüne katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
This article analyzes Türkiye’s strategic approach during Sweden’s NATO accession process and the gains it achieved throughout this period. The study examines how Türkiye utilized NATO’s enlargement process as a negotiation tool and what concrete benefits it obtained within this framework. In this context, the process tracing methodology has been employed to investigate how Türkiye exercised its veto power, the steps Sweden took in response, and the implications of these measures for Türkiye’s security policies. The findings indicate that some of Türkiye’s demands have been met, including Sweden’s adoption of new counterterrorism laws and the lifting of arms embargoes imposed on Türkiye. However, Türkiye’s key expectations—such as the termination of support for PKK/YPG, the removal of CAATSA sanctions, and progress in EU accession negotiations—have not been fully realized. This situation raises significant debates regarding the effectiveness of Türkiye’s bargaining power within NATO and the extent to which it has managed to safeguard its long-term interests. By providing a strategic assessment of Türkiye’s position within the alliance in the context of NATO’s enlargement process, this study aims to contribute to the international relations literature.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Makro İktisat (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Nisan 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mayıs 2025 |
| IZ | https://izlik.org/JA39LX66UH |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 2 Sayı: 1 |