Bu makale, çağdaş İslam düşüncesinde vicdan kavramına ilişkin teorik inşa süreçlerini, klasik İslam ahlak mirasıyla kurulan süreklilik iddialarını sorgulayan eleştirel bir perspektifle ele almaktadır. Özellikle modern dönemde geliştirilen vicdan yaklaşımlarının, kelami, felsefi ve tasavvufi gelenekle kurduğu ilişkinin, çoğu zaman bu geleneklerden alınan atıflarla kendini temellendirmeye çalıştığı görülmektedir. Fakat bu yaklaşımların içeriksel düzeyde bu geleneklerle derinlemesine bir düşünsel irtibat kuramadığı savunulmaktadır. Bu çalışmada, vicdanın klasik kaynaklarda doğrudan/teorik ve kavramsal karşılığı bulunmadığı iddia edilmektedir. Vicdanın nefs, vecd, ḫavāṭır, īs̱ār ve ahlaki sorumluluk gibi kavramlar aracılığıyla dolaylı biçimde izlenebilirliği tartışılmaktadır. Bu çerçevede, seçilmiş klasik metinler ile çağdaş literatürde öne çıkan yorumlar karşılaştırmalı bir çözümlemeye tabi tutulmaktadır. Epistemik bağlamsalcı bir yöntem eşliğinde yürütülen analiz, çağdaş vicdan söylemlerinde klasik referansların çoğunlukla sembolik düzeyde işlevselleştirildiğini ve kavramsal-tarihsel derinlikten yeterince beslenmeyen bir aktarım biçimiyle dolaşıma sokulduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede önerilen self-seküler ahlaki özne kavramsallaştırması, çağdaş İslam düşüncesinde vicdanın teorik konumunun, klasik mirasa dayanıyor görünmesine karşın, esasen modern bireyci ve seküler epistemolojiler doğrultusunda yeniden inşa edildiğini göstermektedir.
Vicdan İslam Ahlak Düşüncesi Klasik Miras Modern Epistemoloji Self-seküler Özne.
This article examines the theoretical construction processes of the concept of conscience in contemporary Islamic thought from a critical perspective that questions claims of continuity with the classical Islamic ethical heritage. It is observed that modern approaches to conscience often seek to legitimize themselves through references to the kalām, philosophical, and sufi traditions; however, it is argued that they fail to establish a profound intellectual connection with these traditions at a substantive level. The study contends that the concept of conscience does not have a direct theoretical or conceptual equivalent in classical sources. Instead, it explores the possibility of tracing conscience indirectly through concepts such as nafs, vajd (ecstatic experience), khawāṭir (inner thoughts), īthār, and moral responsibility. Within this framework, selected classical texts are compared with prominent interpretations in the contemporary literature. The analysis, conducted within an epistemic contextualist approach, reveals that classical references in contemporary discourses on conscience are often functionalized at a symbolic level and circulated through a mode of transmission insufficiently nourished by conceptual and historical depth. In this context, the proposed conceptualization of the self-secular moral subject demonstrates that the theoretical position of conscience in contemporary Islamic thought, despite appearing to be grounded in the classical heritage, is in fact reconstructed in line with modern individualist and secular epistemologies.
Conscience Islamic Ethical Thought Classical Tradition Modern Epistemology Self-secular Subject.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Felsefesi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Kasım 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 66 Sayı: 2 |