anılmıştır. Ancak bu süreçte az da olsa barış amaçlı yakınlaşma girişimleri de yaşanmış, fakat yazarın da belirttiği gibi, şartlar gereği bu olumlu girişimler hep ikinci planda kalmıştır. Yazara göre, Şiî-Sünnî ilişkilerinin ittifak arayışlarına ve birbirini anlamaya yönelik girişimlere sahne olan bu yönünün bilimsel yöntemlerle gün yüzüne çıkarılması, son derece önemlidir (s.8). Kaldı ki yazarın Şiî-Sünnî ittifak girişimlerini araştırma konusu olarak seçmesi, tam olarak bu gerçeklik ve ihtiyaçla ilgilidir. Unutulmamalıdır ki kökleri çok eskilere dayanan Şiî-Sünnî kutuplaşması, anakronik bir biçimde konuyla neredeyse hiçbir organik bağı bulunmayan sonraki dönem Müslümanları tarafından da tevarüs edilmiş, dahası bu konu, Şiî-Sünnî ilişkilerinin mihverini oluşturmuştur. Tek başına bu tespit bile Şiî-Sünnî ilişkilerinin tarihsel köklerinin açığa çıkarılmasının İslam dünyası açısından ne tür anlamlar ifade ettiğinin anlaşılması için yeterlidir. Şiî-Sünnî
| Diğer ID | JA73GR23NF |
|---|---|
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Nisan 2015 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2015 Cilt: 56 Sayı: 1 |