Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna’ya yönelik olarak başlattığı “özel askeri operasyon” Avrupa güvenlik ve savunma mimarisini derinden etkilemektedir. Soğuk Savaş döneminde NATO’nun sağladığı güvenlik şemsiyesi altında yer alan, SSCB’nin dağılma sürecinde Demokratik Alman Cumhuriyeti ile yeniden birleşen ve Varşova Paktı’nın dağılmasını müteakip, NATO’nun genişlemesiyle etrafındaki güvenlik çemberini pekiştiren Almanya Federal Cumhuriyeti de güvenlik ve savunma politikasını kapsamlı şekilde gözden geçirme ihtiyacı duymaktadır. Bu makalede, dönemin Şansölyesi Olaf Scholz’un ifadesiyle bir çağ dönümü (Zeitenwende) yaşamakta olan Almanya’nın güvenlik ve savunma politikasının dönüşümü incelenmektedir. Scholz liderliğindeki koalisyon dönemine (2021-2025) yoğunlaşılan makalede, çağ dönümünün Alman güvenlik paradigmasında devrimsel bir etki yaratması beklentisine karşın, Federal Hükümet tarafından 2022 yılından bu yana askeri alanda atılan adımların mevcut politikalarda köklü bir rota değişikliğine işaret etmediği ve Federal Ordu’nun eksiklerinin giderilmesi ve savunma harcamalarını artırma hedefiyle sınırlı kaldığı tartışılmaktadır. Bu doğrultuda, AB’den ziyade, NATO’nun Almanya’nın güvenliğinde başat unsur olmaya devam edeceği ve Federal Ordu’nun NATO misyonlarında, özellikle İttifakın doğu kanadında rol üstlenmeyi sürdüreceği savunulmaktadır. Ayrıca, savaşın başlamasıyla birlikte, Almanya’nın savunma sanayii ürünlerinin ihracat izinlerinde önemli bir politika değişikliğine gitmekte olduğu, ancak bu sürecin henüz kurumsallaşmadığı da ileri sürülmektedir.
Russia’s “special military operation” against Ukraine on February 24, 2022 has had a profound impact on European security and defense architecture. After strengthening its security perimeter through NATO’s expansion in the post-Cold War period, Germany requires a thorough review of its security and defense policies. This article examines Germany’s transformation, which former Chancellor Olaf Scholz describes as a Zeitenwende, or turning point. Despite expectations that Zeitenwende would have a revolutionary impact on the German security paradigm, the article posits that the measures implemented by the German government under Scholz’s leadership (2021-2025) in the military sphere since 2022 do not signify a radical shift in the prevailing policy direction. These initiatives are limited to rectifying the deficiencies of the Federal Army and increasing defense spending. Accordingly, the article argues that NATO, rather than the EU, will continue to be the dominant factor in Germany’s security, and the army will continue to play a role in NATO missions, especially on the Alliance’s eastern flank. Additionally, it is argued that Germany has undergone a significant policy shift in the export licensing of defense industry products, but this process has not yet been institutionalized.
Turning Point Special Fund National Security Strategy NATO EU US
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası İlişkiler (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 19 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Nisan 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA52WX98PY |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 65 |