Sözlü kültür ürünleri her dönemde değişen yaşam şartlarına uyum sağlayabilme meziyetiyle varlık göstermeye devam etmiştir. Bu çalışma, masalların sözlü kültür ürünü olmasının yanı sıra bir mekânı inşa eden ve şekillendiren kültürel unsur olarak işlevini incelemeyi, masallar etrafında oluşan kültürel mekânı değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, Ordu ilinde yer alan Hane Kafe, çocukluk döneminden itibaren dedesinden ve çevresinden masallar dinleyip sonrasında kendi masallarını da yazıp anlatan Hilayda Karakök Kışla öncülüğünde tasarlanmış özel bir mekân olarak ele alınacaktır. Mekânda gerçekleştirilen masal anlatımları, hem kültürel aktarımın bir aracı hem de bu mekânın kimliğini oluşturan performatif bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca bu mekân tüketim odaklı kentsel kafelerden ayrışarak masallar aracılığıyla dinamik bir kültürel üretim mekânı haline gelmektedir. Masalların ve kafenin birbiri üzerindeki değiştirici ve çekiciliği arttırıcı gücü çift yönlüdür. Bir yandan masallar mekânın oluşumunu etkilerken diğer yandan mekân, masalı şekillendirmiştir. Mekânın masal çizimleriyle şekillenen mimarisi, anlatım pratikleriyle bütünleşen estetiği kurgusal olanla yaşanılan alanı bir araya getirmektedir. UNESCO’nun kültürel sürdürülebilirlik çerçevesinde önemle vurguladığı “kültürel mekân” kavramı, bu çalışmada Hane Kafe örneği üzerinden ele alınmaktadır. Mekânın tasarımı, yapılan etkinlikler ve masal anlatım pratikleri birlikte değerlendirildiğinde, Hane Kafe yalnızca bir anlatım alanı değil, aynı zamanda kültürel sürekliliği destekleyen özgün bir örnek teşkil etmektedir. Masallar temelinde birden fazla etkinliğin düzenlendiği bu mekân, sözlü kültürün yaşatılması, masalların yeni bağlamlarda işlev kazanması ve gelenekten beslenen anlatıların çağdaş ortamda yeniden üretilmesi açısından dikkat çekicidir. Bu açıdan Hane Kafe, geleneksel anlatı formlarının modern mekânlarda nasıl yeniden konumlandığını göstermesi açısından da değerlidir. Çalışma kapsamında, kafenin masallarla olan ilişkisi ortaya konulacak; masalların kültürel mekân üretimindeki rolü incelenecektir. Bu değerlendirme sürecinde nitel araştırma yöntemlerinden gözlem ve görüşme teknikleri kullanılacaktır.
Oral cultural products have maintained their existence through the ages by adapting to ever-changing living conditions. This study aims not only to examine fairy tales as oral cultural products, but also to evaluate their role as cultural elements that construct and shape space. Specifically, it investigates the cultural space formed around fairy tales. In this context, Hane Cafe, located in Ordu peovice’s, is explored as a unique space designed under the leadership of Hilayda Karakoç Kışla, who grew up listening to tales from her grandfather and surroundings and later went on to write and tell her own stories. The storytelling events held in the cafe are considered both as tools of cultural transmission and as performative elements that contribute to the identity of the space. Unlike consumer-oriented urban cafes, Hane Cafe becomes a dynamic site of cultural production through its connection with fairy tales. The reciprocal relationship between the tales and the cafe enhances both the narrative and the space itself. On one hand, fairy tales influence the formation of the cafe; on the other, the spatial atmosphere reshapes the telling of the tales. The architecture of the cafe, enriched with illustrations inspired by tales, and its aesthetic, intertwined with narrative practices, merge the fictional with the lived environment. Within UNESCO’s framework of cultural sustainability, the concept of “cultural space” is discussed through the case of Hane Cafe. When the spatial design, activities, and storytelling practices are considered together, the cafe emerges not only as a narrative venue but also as a distinctive example that supports cultural continuity. Hosting various events centered around tales, this space is noteworthy in terms of preserving oral culture, enabling the refunctioning of tales in new contexts, and facilitating the reproduction of tradition-based narratives within a contemporary setting. Accordingly, this study aims to uncover the multifaceted relationship between Hane Cafe and storytelling, and to evaluate the role of tales in the production of cultural space. The research will be carried out using qualitative methods, particularly participant observation and interviews.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Halk Bilimi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Haziran 2024 |
| Kabul Tarihi | 26 Eylül 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 14 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.33692/avrasyad.1504350 |
| IZ | https://izlik.org/JA52BR98PX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 46 |
Avrasyad''de yayınlanan makaleler, Creative Commons Atıf-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY-NC 4.0) ile lisanslanmıştır. Bilimsel araştırmaları kamuya ücretsiz sunmanın bilginin küresel paylaşımını artıracağı ilkesini benimseyen dergi, tüm içeriğine anında açık erişim sağlamaktadır. Makalelerdeki fikir ve görüşlerin sorumluluğu sadece yazarlarına ait olup Avrasyad''nin görüşlerini yansıtmazlar. Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası