Based on the belief system of Shamanism, one of the ancient Turkish beliefs, the tradition that sustained itself under the name of "ozanlık" (minstrelsy) and has been known as "âşıklık" (troubadour tradition) since the late 15th century has had significant contributions from women, who often remained hidden behind a dominant male discourse. Female âşıks have found it challenging to establish themselves within this tradition dominated by male expression, as they have lived according to the identities assigned to them by society. In this context, women began slowly integrating into the tradition by the 17th century, with a noticeable increase in numbers in the 20th century. The positive effects of electronic culture provided female âşıks with opportunities for development, and the digital cultural environment further increased their visibility. In Turkey, the process of women finding a place within the âşıklık tradition in the face of male dominance only began to take hold in the late 20th century. Throughout this historical process, female âşıks embraced a responsibility to communicate social issues, a role traditionally taken up by performers in the âşıklık tradition, and conveyed them through their instruments and words within an ideological framework. Based on this responsibility, they have addressed themes such as the position of women in society, political events of their time, critiques of social structures, reflections on political leaders, and heroic narratives, thereby conveying messages with a mnemonic function to the community. In this way, female âşıks play a critical role in embedding societal events within cultural memory and passing certain ideologies onto future generations. In this study, which focuses on fifteen female âşıks who have become more visible in digital culture, it is observed that nine of these women recite poems on political and social ideology.
woman and ideology female minstrely Ideological Discourse Tradition of Minstrels Cultural Memory
Temeli eski Türk inançlarından biri olan Şamanizm dini inanç sistemine dayanan, bir süre ozanlık adıyla varlığını sürdüren ve 15.yüzyılın sonlarından itibaren âşıklık adıyla yaşayan geleneğin önemli bir icracısı, eril söylemin arkasında gizli kalan kadınlardır. Kadın âşıklar, toplum tarafından kendilerine verilen kimlikler doğrultusunda yaşamlarını sürdürdüğü için eril söylemin egemenliğinde olan âşıklık geleneğinde yer edinmeye çalışmışları güç olmuştur. Bu bağlamda kadın âşıklar, 17.yüzyılda gelenek içerisinde yavaşça yer almaya başlamış; sayılarındaki artış ise 20. yüzyılda görülmüştür. Elektronik kültür ortamının olumlu etkisiyle kadın âşıklar, kendilerini geliştirme imkânı bulmuştur ve dijital kültür ortamıyla da tanınırlıklarını arttırmıştır. Geleneğin içerisinde eril egemenliğin karşısında Türkiye sahası Âşıklık Geleneğinde kadın âşıkların yer edinmesi 20. yüzyılın sonu itibariyle ancak başlayabilmiştir. Bu tarihi süreçte kadın âşıklar, âşıklık geleneğinde icracıların görev olarak üstlendiği rollerden biri olan toplumsal sorunları, ideolojik söylem doğrultusunda kendilerine aktarıcı bir sorumluluk yükleyerek saz ve söz aracılığıyla anlatmışlardır. Kendilerine yüklemiş oldukları bu vazifeye göre ideolojik söylem bağlamında kadının toplumdaki yerini, yaşadıkları dönemlerdeki siyasi olayları, toplumdaki düzene eleştirilerini, siyasi liderler üzerine düşüncelerini ve toplumun kahramanlık tarihini esas alarak hatırlatıcı bir işlevle topluma mesajlar ileten konuları dile getirmişlerdir. Böylelikle kadın âşıklar, toplum içinde yaşanan olayların kültürel bellekte yer almasına ve ideolojik söylem aracılığıyla belli fikirlerin gelecek nesillere aktarılmasında önem teşkil etmektedir. Dijital kültürde daha çok görünür olan kadın âşıklardan on beşi üzerine yapılan bu çalışmada, dokuz kadın âşığın siyasal ve toplumsal ideoloji üzerine şiirler söylediği görülmektedir.
Kadın Âşıklar Kadın ve İdeoloji İdeolojik Söylem Âşıklık Geleneği Dijital Kültür
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Söylem ve Bağlamsal Dilbilim, Türkiye Sahası Türk Halk Bilimi, Toplumsal Cinsiyet ve Siyaset |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Ekim 2024 |
| Kabul Tarihi | 4 Mayıs 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 13 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 43 |
Avrasyad''de yayınlanan makaleler, Creative Commons Atıf-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY-NC 4.0) ile lisanslanmıştır. Bilimsel araştırmaları kamuya ücretsiz sunmanın bilginin küresel paylaşımını artıracağı ilkesini benimseyen dergi, tüm içeriğine anında açık erişim sağlamaktadır. Makalelerdeki fikir ve görüşlerin sorumluluğu sadece yazarlarına ait olup Avrasyad''nin görüşlerini yansıtmazlar. Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası