1218’de meydana gelen Otrar hadisesinin akabinde başlayan Çingiz Han’ın meşhur batı seferi özellikle İslam dünyasında telafisi çok güç tahribat ve yıkıma sebep olmuştur. Takip eden yıllarda Türk-İslam beldeleri tarımdan, kültür ve sanata sözü edilen tahribattan derinden etkilenmiştir. Aynı şekilde Hülegü Han’ın İran’a gönderilmesiyle Ortadoğu’da da ilk zamanlarda benzer olaylar yaşanmıştır. Çok sayıda yerleşim yeri tahrip edilirken, sakinleri katliama maruz kalmıştır. Yeni hedefi Suriye ve Mısır olan Hülegü Han’ın, Memlûkler üzerine gönderdiği ordunun 1260’ta Ayn Calut’ta yenilmesi önemli bir dönüm noktası oldu. Alınan bu ilk yenilgi siyasi-askeri açıdan en azından bir süreliğine savunma durumuna geçmeyi gerektiriyordu. Zira bölgede kalıcılığı sağlamak öncelikli politika olmalıydı. Bu ise sivil ve askeri bir takım reformların yapılmasına bağlıydı.
Hülegü Han, idari merkez olarak Azerbaycan ve Doğu Anadolu’yu seçti. Nitekim birbirini tamamlayan bu iki coğrafya emri altındaki büyük orduyu besleyebilecek otlaklara sahip olmakla birlikte; çevresinde yer alan pek çok bölge arasında geçişi sağlayan bir kavşak durumundaydı. Bu özelliği ticari olduğu kadar askeri açıdan da bölgeyi önemli kılmaktaydı. Ayrıca bölgeye hâkim olmak, Azerbaycan otlakları üzerinde hak iddia eden Altın Orda’ya karşı da bir tedbir niteliği taşıyordu. Bu maksatla bölgeye çok sayıda askeri birlik konuşlandıran Hülegü Han, bölgenin önemli yaylak ve kışlaklarını bir eyalet sınırları içerisine aldı. Hülasa bu çalışma Hülegü Han’ın sözü edilen bölgenin, kurduğu devletin iç ve dış dinamiklerindeki önemine binaen idari, askeri ve sosyo-kültürel alanlarda yapmış olduğu faaliyetleri tarih biliminin analiz yöntemi çerçevesinde, dönemin temel kaynakları ve bu sahada yapılan araştırmalar ışığında incelemektedir.
Following the Otrar incident in 1218, Chinggis Khan's infamous western campaign caused irreparable damage and devastation, particularly in the Islamic world. In the years that followed, Turkic-Islamic lands were deeply affected by the devastation in agriculture, culture, and art. Similarly, similar events initially occurred in the Middle East following Hülegü Khan's deportation to Iran. Numerous settlements were destroyed, and their inhabitants were massacred. Hülegü Khan, whose new targets were Syria and Egypt, defeated the army he sent against the Mamluks at Ain Jalut in 1260, marking a significant turning point. This initial defeat necessitated a political and military shift to a defensive posture, at least for a time. Maintaining a permanent presence in the region was a priority. This, in turn, depended on the implementation of a number of civilian and military reforms.
Hülegü Khan chose Azerbaijan and Eastern Anatolia as his administrative center. Indeed, these two complementary regions not only possessed pastures capable of supporting the large army under his command, but also served as a crossroads providing passage between numerous surrounding regions. This characteristic made the region important from both a commercial and a military perspective. Furthermore, dominating the region served as a precaution against the Golden Horde, which claimed rights over the Azerbaijani pastures. For this purpose, Hülegü Khan deployed numerous military units to the region and incorporated the region's important summer pastures and winter pastures into the borders of a province. In short, this study examines the administrative, military and socio-cultural activities of Hülegü Khan in the light of the main sources of the period and the research conducted in this field, within the framework of the analysis method of historical science, considering the importance of the mentioned region in the internal and external dynamics of the state she founded.
Hülegü Azerbaijan Eastern Anatolia Qishlâq Construction Administrative Military.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk İslam Devletleri Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Eylül 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 14 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.33692/avrasyad.1667923 |
| IZ | https://izlik.org/JA97AY37YC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 46 |
Avrasyad''de yayınlanan makaleler, Creative Commons Atıf-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY-NC 4.0) ile lisanslanmıştır. Bilimsel araştırmaları kamuya ücretsiz sunmanın bilginin küresel paylaşımını artıracağı ilkesini benimseyen dergi, tüm içeriğine anında açık erişim sağlamaktadır. Makalelerdeki fikir ve görüşlerin sorumluluğu sadece yazarlarına ait olup Avrasyad''nin görüşlerini yansıtmazlar. Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası