Law No. 7531 introduces significant changes regarding the prosecution of criminal libel and slander and alternative dispute resolution norms related to these offenses. It was published in the Official Gazette on November 14, 2024, and came into effect on the same date. The Constitutional Court, in its decision numbered 2025/86 dated March 27, 2025, annulled certain provisions of Articles 15 and 18 of Law No. 7531. The annulment related to the temporary article 7/2 of the Criminal Procedure Code (Law No. 5271) will take effect on the date of the decision’s publication. However, the annulment concerning the provision in Article 75/6-a, 2 of the Turkish Penal Code (Law No. 5237) will enter into force nine months after the decision is published in the Official Gazette, which is on 29/5/2025.Besides the annulled parts, other provisions of the law also contain constitutional inconsistencies, though the Court only reviewed the objections within its jurisdiction. The rest of the disputed parts remain important for legal discussion. Criminal libel and slander are regulated in Articles 125 to 131 of the Turkish Penal Code (TPC). Except for criminal libel and slander against public officials related to their duties, these crimes are prosecuted upon complaint. Although Law No. 7531 aimed to include certain criminal libel and slander offenses under a pre-payment (advance payment, l'oblazione) system, it mistakenly treated one form of the offense (e.g., TPC Article 125/2) as an independent crime rather than a subtype. This led to treating some criminal libel and slander offenses against public officials (oltraggio) as eligible for advance payment, even though they technically cannot be subject to reconciliation. Moreover, the law’s general ‘ratio legis’ is insufficient and does not align with the purpose-based interpretation of TPC Article 75/6, sometimes contradicting the lawmaker’s intent. The reasoning for including criminal libel and slander offenses under advance payment was stated as “effective fight against crime,” but how advance payment contributes to this was not explained. The Constitutional Court did not assess this part of the reasoning. Considering all these aspects, according to Article 153 of the Constitution, any new law must comply with the Constitutional Court’s annulment decision as well as address other overlooked constitutional issues. Careful attention is required in drafting the new regulation. In summary, Law No. 7531 changes how criminal libel and slander offenses are prosecuted, but has constitutional and legal flaws that need fixing in future laws, especially regarding the handling of complaints, reconciliation, and advance payment processes related to these crimes.
criminal libel and slander advance payment reconciliation law n. 7531 law n. 5237
7531 sayılı Kanun, hakaret ve sövme suçlarının takibi ve bu suçlara yönelik alternatif uyuşmazlık çözümlerine ilişkin normlar bakımından önemli değişiklikler öngören bir kanundur. Kanun 14/11/2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesi E. 2024/197 K. 2025/86 sayılı ve 27/3/2025 tarihli kararında 7531 sayılı kanunun m. 15 ve 18’deki hükümleri yönünden iptal kararına hükmetmiştir. Kararın, 5271 sayılı CMK geçici yedinci madde ikinci fıkrasına ilişkin iptali, kararın yayımı tarihinde; 5237 sayılı TCK m. 75/6-a, 2 hükmünün iptaline ilişkin kısmı ise kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih olan 29/5/2025’ten itibaren başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Kanun hükümleri sadece iptal edilen yönleriyle değil diğer bazı önemli noktalar itibariyle de Anayasa’ya aykırılıklar içermektedir. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen itiraz konusuyla sınırlı olarak bunları incelemiş ve iptal etmiştir. Ancak incelenmeyen kısımların da tartışılması ayrıca önem taşımaktadır. Hakaret ve sövme suçları Türk Ceza Kanunu’nun 125 ila 131. maddelerinde hükme bağlanmıştır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve sövme hariç, bu suçlar şikayet üzerine takip edilmektedir. 7531 sayılı düzenleme ile birlikte kanun koyucunun, hakaret ve sövme suçlarını bazı yönleriyle önödeme kapsamına almak tercihinde olduğu görülmesine rağmen, anılan Kanunda, suçun bir işleniş biçimi olan -ör. TCK m. 125/2- normu, hatalı bir biçimde ele alınıp bağımsız bir suç tipi gibi düşünülmüştür. Öyle ki, TCK m. 125/2’deki biçimde cereyan eden kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve sövme fiilleri nedeniyle, bu ihlaller hakkında teknik olarak uzlaştırma bile uygulanamazken, yeni düzenlemeyle birlikte önödeme kapsamına alındığı sonucu doğmaktadır. Bundan başka, kanunun geneli itibariyle düzenlemeye temel oluşturan hususların hukuki gerekçeler bakımından da doyurucu olmadığı görülebilmektedir. Düzenlemeler, bilimsel değerlendirmede ve normu anlamlandırmada amaçsal yorum dikkate alındığında da TCK m. 75/6 hükmü yönünden, yukarıda açıklanan örnek dikkate alındığında, kanun koyucunun iradesinin tam tersini ortaya koymaktadır. Bundan ayrı olarak, teklif gerekçesinde “önödeme kapsamına alınma” sebebi olarak “suçla etkin mücadele” gösterilmiştir ancak ceza hukukunda bir suçun önödeme kapsamına alınması suçla nasıl etkin mücadeleyi sağlayacaktır, bu gerekçelendirilmemiştir. Anayasa Mahkemesi ise gerekçenin bu kısmını değerlendirmemiştir. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sonuç olarak; AY m. 153 hükmü gereği, yeni yapılacak olan düzenlemelerin anılan Anayasa Mahkemesi iptal kararına ve bu kararda gözden kaçan diğer bazı hususlara uygun olması hukuki bir zorunluluktur. Yeni yapılacak olan düzenlemelerde bu hususlara dikkat edilmesi gerekir.
hakaret ve sövme suçları önödeme uzlaştırma 7531 sayılı kanun 5237 sayılı kanun
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ceza Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 5 Şubat 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 12 Sayı: 1 |