Kızıldeniz tarafından birdenbire Portekizlilerin taarruzu karşısında şaşalayan Memlük Sultanı, ister istemez Osmanlı sultanına müracaat ettiği zaman, Osmanlıların İslam alemi içinde yerini resmen itiraf etmiş oluyordu. Memlük ülkelerinin Osmanlı hakimiyeti altına bir darbede düşüvermesi ve Mekke Şerifinin hemen Osmanlı Sultanını tanıması, yalnız ateşli silahlar bakımından Osmanlıların haiz olduğu üstünlükten ileri gelmiş değildir, bunda bilhassa, İstanbul fethinden beri Osmanlıların İslam alemi içinde takarrür eden müstesna durumları şüphesiz büyük rol oynamıştır. David Ayalon'a göre esasen Osmanlıların, Hıristiyan alemi karşısında Memlüklerden daha başarılı mukavemeti de ateşli silahları benimsemiş olmalarından ileri gelir. Bunun başlıca âmillerinden biri olduğu muhakkaktır. Fakat Osmanlı arşivlerinden gelen zengin malzeme bugün bize, başka âmillerin daha esaslı bir rol oynadığını göstermektedir".' Burada yayınladığımız belge, Prof. İnalcık'ın yukarıda naklettiğimiz ifadesini tamamiyle teyit eder ve açıklar mahiyettedir. Fakat bu noktayı iyice belirtmek üzere Portekizlilerin Hind okyanusuna girişlerinden sonraki gelişmelere bir göz atmak gereklidir.
Confronted unexpectedly by the Portuguese attack from the Red Sea, the Mamluk Sultan, taken by surprise, was compelled to appeal to the Ottoman Sultan; in doing so, he was in fact formally acknowledging the position of the Ottomans within the Islamic world. The sudden fall of the Mamluk territories under Ottoman domination and the immediate recognition of the Ottoman Sultan by the Sharif of Mecca did not arise solely from the superiority of the Ottomans in terms of firearms. Undoubtedly, the exceptional status the Ottomans had attained within the Islamic world since the conquest of Istanbul played a significant role in this development. According to David Ayalon, the Ottoman ability to resist the Christian world more successfully than the Mamluks essentially stemmed from their adoption of firearms. This was certainly one of the principal factors. However, the rich material preserved in the Ottoman archives today shows us that other factors played an even more fundamental role.
The document we publish here fully confirms and clarifies Prof. İnalcık’s statement quoted above. Nevertheless, in order to highlight this point properly, it is necessary to briefly review the developments following the Portuguese entry into the Indian Ocean.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Genel Türk Tarihi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Ocak 1965 |
| IZ | https://izlik.org/JA66WC98GX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 1965 Cilt: 2 Sayı: 3-4 |
Dergimizin geçmiş sayılarına ilişkin arşivine ulaşmak için lütfen tıklayınız.
Dergimize makale başvuruları Yayın Takip Sistemi üzerinden gerçekleştirilmektedir.