Bu çalışma, 6/12. yüzyıl İslâm düşüncesinin önemli isimlerinden Nâsırüddîn es-Semerkandî’nin (öl. 556/1161) Riyâzetü’l-ahlâk adlı eserinde ele aldığı ahlâk ve ahlâk eğitimiyle ilgili konuları incelemektedir. Semerkandî’nin düşüncesi, klasik İslâm dünyasında din, ahlâk ve eğitim arasındaki bütüncül ilişkiyi anlamak bakımından dikkat çekici örneklerden birini teşkil etmektedir. Buna göre araştırmanın amacı, Semerkandî’nin ahlâk anlayışını dinî, tasavvufî ve pedagojik boyutlarıyla bütüncül bir çerçevede analiz etmek ve riyâzete dayalı ahlâk eğitiminin temel ilkelerini belirleyerek din eğitimi bağlamında ne tür imkânlar sunduğunu ortaya koymaktır. Semerkandî’nin yaklaşımında riyâzet, hem nefis terbiyesi hem de ahlâkî gelişimin merkezinde yer almakta; bireyin içsel dönüşümünü amaçlayan bir eğitim modeli olarak konumlandırılmaktadır. Bu bağlamda riyâzet, sadece ahlâkî faziletlerin kazanılmasına aracılık eden bir yöntem değil, aynı zamanda epistemolojik, psikolojik ve metafizik temellere dayalı bir eğitim sürecini ifade etmektedir. Dolayısıyla Semerkandî’nin ahlâk eğitimi yaklaşımı, salt davranışsal olmanın ötesinde insanın bilgi, duygu, düşünce, irâde ve rûh dünyasını kuşatan bütüncül bir eğitim modeli sunmaktadır. Günümüz eğitim anlayışında, gerek genel eğitimde gerekse din eğitiminde, bilişsel ve öğretim odaklı bir yaklaşımın hâkim olması; davranış kazandırma süreçlerinin dışsal boyuta odaklanması ve bireyin içsel dönüşüm süreçlerinin (kalp, nefis, rûh, duygu, irâde ve niyet gibi) ihmal edilmesi sözü edilen modeli önemli kılan hususlardandır. Bu sebeple çalışma, klasik İslâm düşüncesinde din, ahlâk ve eğitim arasındaki bağın bütüncül bir yaklaşımla nasıl kurulduğunu göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Özellikle ahlâk temelli bir dindarlık tasavvuru geliştirme çabası, Semerkandî’nin pedagojik duyarlılığına işaret etmektedir. Sabır, süreklilik ve ölçülülük (itidal) ilkeleri çerçevesinde nefsin terbiyesini hedefleyen bu yaklaşım, bireyin hem manevî arınma sürecini hem de toplumsal sorumluluklarını dengeleyen bir eğitim modeli sunmaktadır. Semerkandî’nin yaklaşımı, klasik İslâm düşüncesinde din, ahlâk ve eğitim arasındaki güçlü bağı ortaya koymakta ve günümüz din eğitimi tartışmalarına da önemli katkılar sunabilecek bir potansiyel taşımaktadır. Günümüzde gerek genel eğitimde gerekse din eğitiminde çoğunlukla bireyin bilişsel yönü merkeze alınmakta ve öğretim ağırlıklı bir yaklaşım öne çıkmaktadır. Ayrıca kazandırılmak istenen davranışlar daha çok dışa dönük boyuta odaklanmakta, bireyin içsel süreçleri ise çoğu zaman ihmal edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında Semerkandî’nin insana ve eğitime ilişkin bütüncül bakış açısı, hem bireyin iç dünyasını hem de davranışsal boyutunu dikkate alması bakımından günümüz eğitim anlayışına anlamlı bir katkı sunmaktadır. Araştırmada nitel bir yöntem izlenmiş olup Riyâzetü’l-ahlâk adlı eser metin merkezli analitik bir yaklaşımla incelenmiştir. Semerkandî’nin ahlâk anlayışı, ilgili kavramların tahlili ve tematik çözümleme yoluyla sistematik biçimde ortaya konulmuştur. Çalışma Semerkandî’nin sözü edilen eseriyle sınırlı olup konu eğitim, din eğitimi ve ahlâk eğitimi bağlamında ele alınmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak Semerkandî’nin ahlâk eğitimi anlayışı, dinî yaşantının temelini oluşturan içsel arınma süreci (riyâzet) ile ahlâkî meziyetlerin edinilmesini bütünleştiren bir görüntü taşımaktadır. Riyâzetin merkezde olduğu bu yaklaşım sabır, süreklilik ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde bireyin nefsini ıslâh etmeye yönelik derinlikli bir pedagojik yaklaşım sunmakta; bu yönüyle hem klasik hem çağdaş din eğitimi bağlamında dikkate değer bir kaynak niteliği arz etmektedir.
Din Eğitimi Ahlâk Eğitimi Nâsırüddîn es-Semerkandî Riyâzetü’l-ahlâk Riyâzet
This study examines the concepts of morality and moral education presented in Riyāḍat al-Akhlāq, a work by Nāṣir al-Dīn al-Samarqandī (d. 556/1161), one of the prominent scholars of 6th/12th-century Islamic thought. Samarqandī’s perspective represents a noteworthy example for understanding the holistic relationship between religion, ethics, and education in the classical Islamic world. Accordingly, the aim of the research is to analyze Samarqandī’s moral conception within its religious, Sufi, and pedagogical dimensions, and to identify the fundamental principles of riyāḍa-based moral education, thereby revealing the educational potential this approach offers for contemporary religious education. In Samarqandī’s framework, riyāḍa occupies a central position in both moral development and the discipline of the soul, functioning as an educational model oriented toward inner transformation. In this context, riyāḍa is not merely a method for cultivating moral virtues but also constitutes an educational process grounded in epistemological, psychological, and metaphysical principles. Thus, Samarqandī’s approach offers a holistic model of moral education that transcends behavioral regulation and encompasses the cognitive, emotional, volitional, and spiritual dimensions of the human being. In contemporary educational practice -both in general and religious education- cognitive and instruction-centered paradigms tend to dominate. Behavioral outcomes are often emphasized, while the learner’s inner processes (such as heart, soul, intention, emotion, and will) are largely neglected. From this perspective, Samarqandī’s integrative understanding of the human being and education provides a meaningful contribution to modern discussions by addressing both inner transformation and outward behavior. His emphasis on cultivating an ethically grounded form of religiosity also reflects a sophisticated pedagogical sensitivity. The principles of patience, perseverance, and moderation (i‘tidāl) underpinning riyāḍa aim at disciplining the soul, thereby presenting an educational model that balances spiritual purification with social responsibility. A qualitative methodology was employed in this study, and Riyāḍat al-Akhlāq was analyzed through a text-centered, analytical approach. Samarqandī’s moral conception was systematically examined through conceptual analysis and thematic categorization. The study is limited to this particular work and addresses the subject within the framework of education, religious education, and moral education. In conclusion, Samarqandī’s understanding of moral education integrates the process of spiritual purification (riyāḍa), which forms the foundation of religious life, with the acquisition of moral virtues. Centered on riyāḍa, his approach offers a profound pedagogical model aimed at the refinement of the soul, and in this respect, it constitutes a valuable source for both classical and contemporary discussions in religious education.
Religious Education Moral Education Nāṣir al-Dīn al-Samarqandī Riyāḍat al-akhlāq Riyāḍa
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Eğitimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 12 Sayı: 2 |
BEÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC ND) ile lisanslanmıştır