Araştırma Makalesi

SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM

Cilt: 11 Sayı: 2 26 Aralık 2023
PDF İndir
TR EN

SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM

Öz

Ölüm bir defaya mahsus ve üzerine kişisel tecrübe olarak konuşulamayan özgün bir yaşantı olarak yaşamın ve varlığın anlamıyla meşgul olan birçok düşünürün ilgisini çekmiştir. Michel Foucault’nun özneyi kendisinden koparan, gayri -öznelleştirici bir girişim olarak tanımladığı sınır-deneyim, ölüm için oldukça elverişli bir kavramdır. Bir sınır deneyim olarak ölüm, birçok düşünür için bir tür göksel özellik taşır. Montesquieu’den, Martin Heidegger’e bazı düşünürler, sırrına erilemez olması ve kaçınılmazlığıyla ona bu dünyadaki yaşama anlamını veren bir tür kutsallık mertebesi atfetmişlerdir. Ölüm, deneyimin sahibi açısından hafızaya işlemeyen, üzerine konuşulamayan ve dolayısıyla kamusal olmayan karakteri nedeniyle kendisi anlamlandırılamadıkça, geri kalan her şeyin, tüm yaşamın ve varlığın anlamının kaynağı olarak öne sürülegelmiştir. En az ölüm kadar belirleyici olan doğum deneyimi ise uçlara ve sınırlara ilgi duyan filozofların ilgisine mazhar olmamıştır. Bu ilgisizliğin ardında hem doğumun kendine özgü özellikleri hem de düşünme geleneğindeki birtakım eğilimlerin payı vardır. Kendine özgü doğası, doğumun ne ölüm kadar göksel bir olgu ne de bir sınır-deneyim olarak kavranmasını mümkün kılar. Sonuçta doğum, ölüm gibi nihai bir son olmayıp hem bir son hem de bir başlangıçtır. Ayrıca doğan ve doğuran açısından iki kişiye özgü bir deneyimdir; başkalarının varlığına bağımlıdır. Üstelik doğum bir kadın deneyimidir; dişiliğe özgüdür. Doğumun düşünce dünyasında uğradığı değersizleşmede ataerkil örüntüler kadar kuram ile deneyim, zihin ile beden arasındaki hiyerarşinin de bir payı vardır. Ne de olsa doğum, Latin dillerindeki karşılığında olduğu gibi (labor, travail) bedenin emeğini ve buna bağlı acıyı ifade eder. Tefekkür ve entelektüel faaliyetin üst değerler olarak kabul gördüğü ve zihin emeğiyle kol emeğinin bu hiyerarşiye uygun şekilde ayrıştığı kültürümüzde bedensel acının en doğal ve kaçınılmaz sahnesi olan doğum, çoğunlukla üzerine düşünülesi, felsefi ve politik olarak anlamlandırılası bir deneyim olarak görülmemiştir. Foucault’dan ödünç aldığımız şekliyle doğum pek çok açıdan sınır-deneyimi çağrıştırır. Ancak ölümden farklı olarak onun başkalarının varlığıyla ilişkisi çok daha doğal ve apaçıktır. Doğuran ve doğanın ortak eylemi olarak doğum, her ikisi için de geridöndürülemez ve kişinin artık eskisi gibi olamayacağı bireysel bir deneyimdir. Aynı zamanda doğum, yaşandığı andan itibaren hikayeleştirilebilen, dolayısıyla hafızada kendine yer edinen ve kamusallaşan bir olgudur. Doğum bir yandan benlikte yarattığı döünştürücü etkiyle sınır-deneyimi çağrıştırırken diğer yandan başkalarının varlığına bağımlı yapısıyla sınır-deneyimin çağrıştırdığı hafıza dışılığı tahrif etmekte, onu kamusal bir karakterle donatmaktadır. Bu yönüyle doğumu, sadece son olmayıp başlangıç da olma özelliğiyle, sınır-deneyimin sınırlarını zorlayan bir geçiş deneyimi olarak kavramak mümkündür. Bu çalışmada doğum, Hannah Arendt’in doğumluluğa (natality) atfettiği politik anlam ışığında insani dünyayı bu dünyadan gelen değerlerle anlamlandırmamızı mümkün kılan ve bizi birbirimize bağlayan en dolayımsız kökenimiz olarak ele alınacaktır.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Agamben, G. (1993). Infancy and History: Essays on the Destruction of Experience. (L. Heron, Çev.) London, New York: Verso.
  2. Agamben, G. (1998). Homo Sacer: Sovereign Power and Bare Life. (D. Heller-Roazen, Çev.) Stanford California: Stanford University Press.
  3. Arendt, H. (1958). The Human Condition. Chicago&London: Chicago University Press.
  4. Arendt, H. (1990). On Revolution. London: Penguin Books .
  5. Arendt, H. (2005). The Promise of Politics. (J. Kohn, Dü.) New York: Schocken Books.
  6. Benhabib, S. (2000). The Reluctant Modernism of Hannah Arendt. Oxford: Rowman & Littlefield Publishers.
  7. Benjamin, W. (1993). Baudelaire'de Bazı Motifler Üzerine. N. Gürbilek (Dü.) içinde, Son Bakışta Aşk: Walter Benjamin'den Seçme Yazılar (A. Doğukan, Çev., s. 111-148). İstanbul: Metis.
  8. Berktay, F. (2012). Dünyayı Bugünde Sevmek: Hannah Arendt'in Politika Anlayışı. İstanbul: Metis.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Siyasal Teori ve Siyaset Felsefesi

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yayımlanma Tarihi

26 Aralık 2023

Gönderilme Tarihi

5 Temmuz 2023

Kabul Tarihi

5 Aralık 2023

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2023 Cilt: 11 Sayı: 2

Kaynak Göster

APA
Ünlü, S. (2023). SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM. Beykoz Akademi Dergisi, 11(2), 228-247. https://doi.org/10.14514/beykozad.1323100
AMA
1.Ünlü S. SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM. Beykoz Akademi Dergisi. 2023;11(2):228-247. doi:10.14514/beykozad.1323100
Chicago
Ünlü, Seval. 2023. “SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM”. Beykoz Akademi Dergisi 11 (2): 228-47. https://doi.org/10.14514/beykozad.1323100.
EndNote
Ünlü S (01 Aralık 2023) SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM. Beykoz Akademi Dergisi 11 2 228–247.
IEEE
[1]S. Ünlü, “SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM”, Beykoz Akademi Dergisi, c. 11, sy 2, ss. 228–247, Ara. 2023, doi: 10.14514/beykozad.1323100.
ISNAD
Ünlü, Seval. “SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM”. Beykoz Akademi Dergisi 11/2 (01 Aralık 2023): 228-247. https://doi.org/10.14514/beykozad.1323100.
JAMA
1.Ünlü S. SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM. Beykoz Akademi Dergisi. 2023;11:228–247.
MLA
Ünlü, Seval. “SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM”. Beykoz Akademi Dergisi, c. 11, sy 2, Aralık 2023, ss. 228-47, doi:10.14514/beykozad.1323100.
Vancouver
1.Seval Ünlü. SINIR-DENEYİM OLARAK DOĞUM. Beykoz Akademi Dergisi. 01 Aralık 2023;11(2):228-47. doi:10.14514/beykozad.1323100