Soğuk savaş sonrasında dünyada büyük değişimler yaşanmış ve yeni ittifaklar kurulmuştur. Bu değişimlerin en büyüğü Orta Asya Türk devletlerinde görülmüştür. Küresel boyutta tüm dünyanın ilgisini üzerine çeken bölge ülkeleri, süreç içinde değişik siyasi, ekonomik ve askeri ittifak ve entegrasyonlara dahil olmuşlardır.
Türkiye öncülüğünde kurulan Türk Devletleri Teşkilatı, ortak dil, din ve kültürel değerler etrafında Türk dünyasını bir araya getirmeyi ve ortak hareket kabiliyeti geliştirilmesine çaba harcamaktadır. Bu amaçla ortak bir değer olan kültürün, birliği daha fazla artırması için kullanılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu amaçla da yumuşak güç kullanımı en iyi yol olarak belirlenmiştir.
Bu çalışmada, bireyin tutum ve davranışlarını belirleyen kültürün, kitle iletişim araçlarının içeriklerine maruz kalarak, kültürel aktarım ile nasıl yumuşak güç haline geldiği, kültürel içeriklerin birey ve toplumların zihin ve kalplerine yönelik çalışmalar olduğu ve bu doğrultuda kültürün operatif bir yönünün bulunduğu ortaya konulmaktadır. Kültürün operatif yönünden dolayı da, kültürü korumanın aynı zamanda bir güvenlik meselesi olduğu hipotezini ortaya koymayı amaçlıyoruz.
After the Cold War, great changes took place in the world and new alliances were established. The biggest of these changes were seen in the Central Asian Turkish states. The countries of the region, which have attracted the attention of the whole world on a global scale, have been involved in various political, economic and military alliances and integrations in the process.
The Organization of Turkic States, established under the leadership of Turkey, strives to bring the Turkic world together around common language, religion and cultural values and to develop common action capability. For this purpose, it becomes necessary to use culture, which is a common value, to further increase unity. For this purpose, the use of soft power has been determined as the best way.
In this study, it is revealed how culture, which determines the attitudes and behaviors of the individual, becomes a soft power through cultural transfer by being exposed to the contents of mass media, that cultural contents are studies on the minds and hearts of individuals and societies, and that culture has an operative aspect in this direction. Due to the operative aspect of culture, we aim to put forward the hypothesis that preserving culture is also a security issue.
Culture Soft Power Mass Media Culture Industry Operative Culture
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Politika ve Yönetim (Diğer) |
| Bölüm | Teorik Makale |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Eylül 2024 |
| Kabul Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 3 |