The Relationship Between Stress and Quality of Life in Infertile Women: A Cross-sectional Study
Öz
Aim: In this study, it was aimed to determine the relationship between stress and quality of life in infertile women.
Material and Method: The sample of this cross-sectional study consisted of 114 infertile women. Data were collected using the “Descriptive Characteristics Form”, “Infertility Stress Scale” and “The Fertility Quality of Life Tool”. Independent groups t test, ANOVA and Pearson Correlation Coefficient were used to analyse the data.
Results: It was determined that especially women with low education level, not working and having no previous pregnancy experience had higher stress levels and lower quality of life (p < 0.05). Female factor infertility and especially intrauterine insemination treatment were found to be factors that increased stress level and decreased quality of life (p < 0.05). A statistically significant negative relationship was found the Infertility Stress Scale and the The Fertility Quality of Life Tool (p < 0.001).
Conclusion: Low educational level, unemployment, lack of pregnancy experience, female-factor infertility, and intrauterine insemination treatment are factors that increase infertility-related stress while decreasing quality of life. Therefore, all the findings obtained draw attention to the fact that the infertility process should be addressed not only with its biological but also with its psychological, social and relational dimensions.
Anahtar Kelimeler
İnfertility, Stress, Quality of life, Nursing
İnfertil Kadınlarda Stres ile Yaşam Kalitesi Arasındaki İlişki: Kesitsel Araştırma
Öz
Amaç: Bu araştırmada infertil kadınlarda stres ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntemler: Kesitsel tipte yürütülen bu araştırmanın örneklemini 114 infertil kadın oluşturmuştur. Veriler, “Tanıtıcı Özellikler Formu”, “İnfertilite Stres Ölçeği” ve “Doğurganlık Sorunu Yaşayan Kişiler İçin Hayat Kalitesi Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız gruplarda t testi ve ANOVA ve Pearson Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır.
Bulgular: Araştırmada, özellikle düşük öğrenim düzeyine sahip, çalışmayan ve daha önce gebelik deneyimi olmayan kadınların daha yüksek stres düzeyine ve daha düşük yaşam kalitesine sahip olduğu belirlenmiştir (p < 0.05). Ayrıca, kadın faktörlü infertilitenin ve özellikle intrauterin inseminasyon tedavisi görmüş olmanın stres düzeyini arttıran ve yaşam kalitesini azaltan faktörler olduğu saptanmıştır (p < 0.05). İnfertilite Stres Ölçeği ile Doğurganlık Sorunu Yaşayan Kişiler İçin Hayat Kalitesi Ölçeği puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif bir ilişki bulunmuştur (p < 0.001).
Sonuç: Düşük öğrenim düzeyi, çalışmama, gebelik deneyimsizliği ve kadın kaynaklı infertilite ve intrauterin inseminasyon tedavisi gibi faktörler bağlı stresi artırırken yaşam kalitesini azaltmaktadır. Dolayısıyla elde edilen tüm bulgular infertilite sürecinin sadece biyolojik değil, aynı zamanda psikolojik, sosyal ve ilişkisel boyutlarıyla da ele alınması gerektiğine dikkat çekmektedir.
Anahtar Kelimeler
İnfertilite, Stres, Yaşam kalitesi, Hemşirelik