Amaç: Bu çalışma, kronik hastalığı olan bireylerin belirsizliğe tahammülsüzlük düzeylerini değerlendirmeyi amaçlamıştır.
Gereç ve Yöntemler:Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu çalışmaya Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları polikliniklerine başvuran ve bilinen kronik hastalık tanısı olan 18 yaş üstü 354 birey dahil edilmiştir. Bireylerin antropometrik ölçümleri, sosyo-demografik özellikleri ve belirsizliğe tahammülsüzlük ölçekleri yüzyüze görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır.
Bulgular: Bekar, yalnız yaşayan ve psikiyatrist/psikolog desteği alan bireylerde belirsizliğe tahammülsüzlük, ileriye dönük kaygı ve engelleyici kaygı daha yüksek, lisans ve yüksek lisans eğitimi alanlar ile psikiyatrik ilaç kullanımı olanlarda belirsizliğe tahammülsüzlük ve ileriye dönük kaygı daha yüksek, şehir ve büyük şehirlerde yaşayanlarda ileriye dönük kaygı düzeyinin daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca kronik hastalıklar açısından en yüksek oran %63,6 ile HT saptanmıştır. Psikiyatrik hastalığa sahip olanlarda belirsizliğe tahammülsüzlük, ileriye dönük kaygı ve engelleyici kaygı daha yüksek iken, kronik kalp hastalıkları olan bireylerde engelleyici kaygı düzeyinin daha yüksek olduğu gösterilmiştir.
Sonuç: Kronik hastalığı olan bireylerde özellikle psikiyatrik hastalık ile kalp hastalığı olan bireyler başta olmak üzere, eğitim düzeyi yüksek, bekar, yalnız ve kentsel yaşantısı olan bireylere sağlanacak psikososyal destek ile belirsizliğe tahammülsüzlük, ileriye dönük kaygı ve engelleyici kaygıyı azaltmayı amaçlayan müdahalelerin önemi vurgulanmıştır.
Objective: This study aimed to evaluate the intolerance of uncertainty levels of individuals with chronic diseases. Materials and Methods: This descriptive and cross-sectional study included 354 individuals over the age of 18 who applied to the Yozgat Bozok University Medical Faculty Internal Medicine outpatient clinics and had a known chronic disease diagnosis. Individuals' anthropometric measurements, socio-demographic characteristics and intolerance of uncertainty scales were collected using the face-to-face interview method.
Findings: It has been revealed that intolerance of uncertainty, anticipatory anxiety and inhibitory anxiety are higher in individuals who are single, living alone and receiving support from a psychiatrist/psychologist, intolerance of uncertainty and inhibitory anxiety are higher in those who have undergraduate and graduate education and those who use psychiatric medication, and the level of anticipatory anxiety is higher in those living in cities and big cities. In addition, the highest rate in terms of chronic diseases was determined as HT with 63.6%. While intolerance of uncertainty, anticipatory anxiety and inhibitory anxiety are higher in those with psychiatric diseases, it has been shown that the level of inhibitory anxiety is higher in individuals with chronic heart diseases.
Conclusion: The importance of interventions aimed at reducing intolerance of uncertainty, anticipatory anxiety and inhibitory anxiety with psychosocial support to be provided to individuals with chronic diseases, especially individuals with psychiatric diseases and heart diseases, and individuals with high levels of education, single, alone and urban living, has been emphasized.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İç Hastalıkları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16919/bozoktip.1725273 |
| IZ | https://izlik.org/JA84RH79LS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 4 |