Kuramsal Çerçeveden OKB
Öz
Obsesif Kompulsif Bozukluk daha önce de tanımlanmış olmasına rağmen bilimsel olarak on dokuzuncu yüzyıl sonlarında ilk olarak Freud tarafından bugünkü bilgilerimizle örtüşen şekilde betimlenmiştir. Freud ve takipçilerinin obsesif kompulsif bozukluğun gelişmesine ilişkin izahları, OKB tedavisinde psikanalitik terapilerin başarısının değerlendirilmesi, hangi durumlarda bu terapilerin kullanılmasının daha etkili ya da gerekli olduğuna ilişkin görüşler bu calismada yer almaktadir. Psikanalitik psikoterapiler Okb' nin anlasilmasinda literatürde önemli yere sahipken, tedavide beklenilen etkiyi gosterememislerdir. Bununla birlikte kimi kormorbit tani durumlarinda ya da terapiye direnci cozmek icin kullanilmasi terapinin işlemesini sağlamaktadır.
Obsesif Kompulsif Bozukluk tedavilerinde en çok kullanılan yöntemlerden davranışçı ve bilişsel davranışçı terapilerin OKB’nin anlaşılmasında dayandığı temeller ve OKB tedavisine ilişkin kullanılan yöntemler ele alındığında, OKB tedavisinde bilişsel davranışçı yöntemlerin etkililiği çeşitli araştırmalar ışığında incelenmiş ve en etkili sonuçların bu yöntemlerle elde edildiği görülmüştür. Ayrıca bağlanma kuramı çerçevesinde obsesif kompulsif bozukluk ele alınarak güncel araştırma sonuçlarına bakıldığında okb'nin guvensiz bağlanmanın bir yansimasi olarak değerlendirildiği gorulmektedir. Baglanma kuramı çerçevesinde değerlendirildiğinde, terapide kurulan iliskinin guvenli baglanma olmasi sağaltımın temelidir.
Farkli kuramlarin ve yaklasimlarin hepsi bir binanin degisik katlarda ve farkli konumlardaki pencereleri gibi dusunulecek olursa, her birinden elde edilen farkli bilgileri birlestirerek bina disinda meydana gelen durumu anlamak ve neler yapilacagini planlamak daha etkili sonuclar saglar denilebilir. Butuncul bir yaklasimin onemi mumkun oldugunca fazla bilgiyi toplayarak durumu her yonuyle degerlendirmeye ve cozume giden en kisa yolu bulmaya calismasinda ve bunu her an yeniden güncellemesinin mümkün olmasinda saklidir. Butuncul psikoterapinin dayandığı temel ilkelerden en onemlisi temele insani almasidir. Okb bir gorunumdur ve motivasyonu kişiyi korumaktır. Butuncul bir psikoterapist calisirken kisiyi esas alir, semptomu degil. Bu nedenle de degisik kuramlarin yaptığı açıklamaları, kullandigi yontemleri bilerek, kurulan terapötik iliskide gerektiginde bunlardan faydalanarak sureci planlamasi beklenir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Ayoğlu, Z. (2012). OKB’ye ilişkin gelişimsel bir model: yetişkin bağlanma biçimleri, ebeveynden algılanan psikolojik kontrol düzeyi ve mükemmeliyetçilik eğilimlerinin obsesif yorumlar ve belirtilerle bağlantısının incelenmesi. Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
- Beck, A. T. (2005). Bilişsel terapi ve duygusal bozukluklar. (V. Öztürk ve A. Türkcan, çev.). İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.
- Bowlby, J. (2012). Güvenli bir dayanak (S. Güneri, çev.). İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.
- Geçtan, E. (1997). Psikodinamik psikiyatri ve normaldışı davranışlar. İstanbul: Remzi Kitabevi.
- Kring, A. M., Johnson, S. L., Davison, G., ve Neale, J. (2015). Anormal psikolojisi. (M. Şahin, Çev. Ed.). Ankara: Nobel.
- Köroğlu, E. (2011). Psikiyatri el kitabı. Ankara: Hekimler Yayın Birliği.
- Odağ, C. (2008). Nevrozlar-2. İzmir: Psikanaliz ve Psikoterapi Eğitim Hizmetleri Yayınları.
- Özer, S. (2015). Obsesif kompulsif bozukluk hastalarının obsesyon alt tiplerinin çocukluk travmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi. Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi. Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Psikoloji
Bölüm
Derleme
Yazarlar
Beria Toptaş
*
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
1 Ocak 2019
Gönderilme Tarihi
1 Ocak 2019
Kabul Tarihi
1 Ocak 2019
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2019 Cilt: 2 Sayı: 3