BİLİŞSEL ESNEKLİĞİN YETİŞKİNLERDE SOSYAL KAYGIYLA İLİŞKİSİ: CİNSİYET VE İLİŞKİ DURUMU FARKLILIKLARININ İNCELENMESİ
Öz
Bu çalışma, romantik ilişkide bulunan veya daha önce bulunmuş yetişkinlerde bilişsel esneklik ile sosyal kaygı arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmaya yaşları 18 ilâ 42 arasında değişen, %43,7'si erkek ve %56,3'ü kadın olmak üzere toplam 71 katılımcı dâhil edilmiştir. Katılımcılara; Bilişsel Esneklik Envanteri, Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeği ve Romantik İlişki Değerlendirme Ölçeği uygulanmıştır. Örnekleme sürecinde, kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Spearman korelasyon analizleri, bilişsel esneklik ile sosyal kaygı arasında orta ile büyük etki büyüklüğüne sahip anlamlı bir negatif korelasyon ortaya koymuştur (r = −,454, p < ,01). Bilişsel esnekliğin her iki alt boyutu olan kontrol ve alternatifler de sosyal kaygıyla anlamlı düzeyde negatif ilişki sergilemiştir. Romantik ilişki şiddeti ile bilişsel esneklik ya da sosyal kaygı arasında anlamlı bir ilişki saptanmamış olup bu durum, ilişki şiddeti puanlarının sınırlı dağılımı ve örneklem büyüklüğüyle açıklanabilir. Mann-Whitney U testi sonuçları, ilişki şiddeti puanları bakımından cinsiyete göre anlamlı farklılıklar olduğunu ve erkek katılımcıların kadınlara kıyasla daha yüksek puanlar bildirdiğini ortaya koymuştur. Evli katılımcıların da bekâr katılımcılara göre anlamlı düzeyde daha yüksek ilişki şiddeti puanları bildirdiği görülmüştür. Bu bulgular, bilişsel esnekliğin yetişkinlerde sosyal kaygıya karşı önemli bir koruyucu faktör olabileceğine işaret etmekte ve ilişki şiddeti araştırmaları ile müdahale programlarında cinsiyete duyarlı yaklaşımların gerekliliğini vurgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Bu çalışmada kullanılan anket yöntemi için İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu’ndan 17/04/2025 tarihli ve 2025/04 nolu toplantısında izin alınmıştır. Aksi bir durumun tespiti halinde Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisinin hiçbir sorumluluğu olmayıp, tüm sorumluluk çalışmanın yazarlarına aittir.
COGNITIVE FLEXIBILITY AS A CORRELATE OF SOCIAL ANXIETY IN ADULTS: EXAMINING GENDER AND RELATIONSHIP STATUS DIFFERENCES
Öz
This study examined the relationship between cognitive flexibility and social anxiety among adults who were in or had previously been in romantic relationships. A total of 71 participants (43.7% male, 56.3% female), aged 18–42, completed the Cognitive Flexibility Inventory (CFI), the Liebowitz Social Anxiety Scale (LSAS), and the Romantic Relationship Assessment Scale (RRAS). Convenience sampling was employed for participant recruitment. Spearman correlation analyses revealed a significant negative correlation between cognitive flexibility and social anxiety (r = −.454, p < .01), indicating a medium to large effect size. Both subdimensions of cognitive flexibility, namely control and alternatives, demonstrated significant negative correlations with social anxiety. No significant associations were found between romantic relationship violence and either cognitive flexibility or social anxiety, which may be attributed to the restricted range of relationship violence scores and limited sample size. Mann-Whitney U tests revealed significant gender differences in relationship violence scores, with male participants reporting higher scores than female participants. Married participants also reported significantly higher relationship violence scores compared to single participants. These findings highlight cognitive flexibility as a meaningful protective factor against social anxiety in adulthood and underscore the need for gender-sensitive approaches in relationship violence research and intervention programs.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Approval for the survey method used in this study was obtained from the Istanbul Aydın University Ethics Committee for Social and Human Sciences at its meeting dated April 17, 2025, and numbered 2025/04. Should any contrary circumstances be identified, the Beykent University Journal of Social Sciences shall bear no responsibility, and all responsibility rests with the authors of the study.