70’li yıllarda feminizm ve normatif olmayan kimlikler üzerine çalışmaların zemin taşlarını oluşturmasıyla, kuir kimlikler üzerine akademik araştırmaların 1990’lı yıllarından itibaren hız kazandığı gözlemlenmiştir. Son yıllarda kuir kimliklerin romanlarda, dizi ve hayran kitlesine yönelik ürünlerde temsillerinin ivme kazandığı gözlemlenmektedir. Bu araştırma, genç ve yetişkin kuir kimliklerin çeviri yoluyla yeniden inşasını yanmetinsel unsurlar üzerinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Diğer bir deyişle, yanmetin türlerinin kimliğin yeniden inşasında sürece etkisi ve onları nasıl şekillendirdiğine ışık tutulacaktır. Çalışma, özellikle medyadaki yanmetinsel unsurları ortamlar arası ve karşılaştırmalı şekilde ele almaktadır. Yanmetinsel unsurlar grafik roman çevirilerini, adaptasyonları ve hayran kitlesine yönelik ürünleri kapsamaktadır. Böylelikle, çalışma yazılı çeviri sürecinden sonra kimliklerin ortamlar arası nasıl temsil edilebileceğini de tartışmaktadır. Çalışmanın yöntem kısmında kıyaslamalı yanmetinsel analiz, alımlama, performativite kavramı ve yakınsama kuramı gibi farklı bakış açılarının kesişiminden faydalanılmaktadır. Çalışmada, çevirinin ve yanmetinsel unsurların yazınsal boyutun ötesine geçerek göstergeler arası çeviri ile hipermedyal bir boyut kazandığı gözlemlenmektedir. Bu açıdan söz konusu araştırma, kimliğin yeniden inşasında performativitenin ortamlar arası sergilenebileceği, çeviriye tüketici ve üreticinin de eyleyici rolüne katılımıyla nasıl hipermedyal bir boyut kazandırabileceği ışık tutmaktadır.
çeviri kimlik temsili hipermedyalite alımlama yakınsama kültürü
Academic studies on queer identities have gained momentum since the 1990s, building on earlier work on non-normative identities and feminism, which formed the cornerstones in the 1970s. In recent years, there has been a noticeable expansion in the representation of queer identities in novels, TV series, and fan-oriented products. This study seeks to analyze the representation of non-normative identities through translation, focusing on a wide range of paratextual elements. Hence, it scrutinizes media paratextual elements in a multimedial and comparative framework. In other words, the study examines the repercussions of various media paratexts on the process of reconstructing identities through translation. The media paratextual elements encompass graphic novel translations, adaptations, and fan-oriented products. In addition, the study questions how identities are represented across different media after the literary translation process. The methodology of the study draws on a multidisciplinary approach, including comparative paratextual data and reception, the concept of performativity, and convergence theory. The study examines how translation and intertextual elements transcend the literary mode and are transferred to a hypermedial dimension through intersemiotic translation. From this perspective, the research sheds light on how translation, as a performative act, can be manifested across environments in the reconstruction of identity. By doing so, it ultimately shows how translation can reach a hypermedial dimension along with the active participation of both consumers and producers.
identity hypermediality reception convergence culture translation
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çeviri ve Yorum Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 39 |