TÜRKİYE’DE BEKLENEN ENFLASYON İLE GERÇEKLEŞEN ENFLASYON ARASINDAKİ EŞBÜTÜNLEŞME VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
Öz
Enflasyon sorunu 1970’li yıllardan itibaren hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde kronik bir makroekonomik sorun haline gelmeye başlamıştır. Merkez bankaları enflasyon sorunu ile mücadele amacıyla geleneksel ve geleneksel olmayan para politikası araçları ile ekonomiye müdahale etmektedirler. Son yıllarda önemi giderek artan beklenti yönetimi bu amaçla kullanılan geleneksel olmayan araçlardan biridir. Ekonomik sistem içerisinde yer alan firma yöneticileri ve seçilmiş bireylerden oluşan veri gruplarına yönetilen sorulardan oluşan beklenti anketleri merkez bankalarının ileriye yönelik enflasyonist beklentilerin neler olduğuna dair fikir edinmesini sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayınlanan Piyasa Katılımcıları Anketi ile Tüketici Fiyatları Endeksi arasındaki eşbütünleşme ve nedensellik ilişkilerini ortaya koyabilmektir. Bu amaçla 2013:01-2024:06 dönemini kapsayan aylık verilerden oluşan toplam 138 gözleme dayalı ekonometrik analiz yapılmıştır. Çalışmada değişkenler arasındaki kısa ve uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisi tespit edebilmek amacıyla Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Sınır Testi Eşbütünleşme Testi (ARDL) ve nedensellik ilişkilerini tespit edebilmek amacıyla da Toda-Yamamoto Nedensellik Analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, beklenen enflasyon ile gerçekleşen enflasyon arasında hem kısa hem de uzun dönemde güçlü bir eşbütünleşme ilişkisi bulunmaktadır. Bunun yanı sıra değişkenler arasında 0.01 anlamlılık düzeyinde güçlü bir karşılıklı nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre iki sonuca ulaşmak mümkündür. Bunlardan birincisi, Türkiye Ekonomisi’nde enflasyon beklentileri ile gerçekleşmelerinin birlikte hareket ettiğidir. Bu sonuca bağlı olarak ulaşılabilecek ikinci sonuç ise beklenti yönetiminin önemidir. Doğru bir beklenti yönetimi çerçevesinde enflasyon beklentileri enflasyon hedeflemesi politikasında bir çıpa görevi görebilecektir. İktisadi bir olay olan enflasyon sorunu ekonomi dışında meydana gelen siyasi ve jeopolitik risklerden de etkilenmektedir. Bu nedenle enflasyon sorunun çözümünde sadece ekonomik değil enflasyonu etkileyen diğer sorunların da çözülmesi gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler
THE COINTEGRATION AND CAUSALITY RELATIONSHIP BETWEEN EXPECTED AND ACTUAL INFLATION IN TÜRKİYE
Öz
Since the 1970s, the inflation problem has become a chronic macroeconomic issue in both developed and developing countries. Central banks intervene in the economy using traditional and non-traditional monetary policy tools to combat inflation. In recent years, expectation management, which has become increasingly important, is one of the non-traditional tools used for this purpose. Expectation surveys, consisting of questions directed at data groups made up of firm managers and selected individuals within the economic system, enable central banks to gain insights into forward-looking inflation expectations. The aim of this study is to reveal the cointegration and causality relationships between the Market Participants Survey published by the Central Bank of the Republic of Türkiye and the Consumer Price Index. For this purpose, an econometric analysis was conducted based on a total of 138 observations consisting of monthly data covering the period 2013:01-2024:06. In the study, the Autoregressive Distributed Lag Bounds Test (ARDL) was conducted to determine the short and long-term cointegration relationship between the variables, and the Toda-Yamamoto Causality Analysis was applied to determine causality relationships. According to the results obtained, there is a strong cointegration relationship between expected inflation and actual inflation in both the short and long term. Moreover, a strong bidirectional causality relationship was identified between the variables at a 0.01 significance level. Based on the results obtained, two conclusions can be drawn. The first is that inflation expectations and actual inflation move together in the Türkiye economy. The second conclusion, which can be derived from this result, is the importance of expectation management. Within the framework of proper expectation management, inflation expectations can serve as an anchor in inflation-targeting policies. Inflation, being an economic event, is also affected by political and geopolitical risks that occur outside the economy. Therefore, in solving the inflation problem, not only economic issues but also other issues affecting inflation need to be addressed.
Anahtar Kelimeler