THE SILENT ECHO OF THE GLASS CEILING: THE PHENOMENON OF QUIET QUITTING AMONG WHITE-COLLAR EMPLOYEES
Öz
The glass ceiling is a concept that refers to the invisible yet powerful barriers preventing women and minority groups from accessing top management positions in the workplace. Rather than stemming from formal rules or policies, the glass ceiling is composed of implicit obstacles driven by biases, organizational culture, social norms, and systemic inequalities. Although diversity and inclusion policies aim to overcome this issue, it remains prevalent in many sectors and continues to be a subject of academic research. Quiet quitting, on the other hand, is defined as an employee fulfilling only the responsibilities outlined in their job description without engaging in overtime or making extra efforts. This relatively new concept in the academic literature is associated with low motivation and performance decline, making it an undesirable outcome. This study aims to empirically examine the relationship between the perception of the glass ceiling and the tendency toward quiet quitting, which has not been previously explored. This study employed a quantitative research method and collected data through surveys from 197 white-collar employees working in industrial enterprises in the Aegean Region. The findings of the study indicate a statistically significant correlation between the glass ceiling and quiet quitting, demonstrating that the glass ceiling is a factor influencing quiet quitting. While the concept of quiet quitting does not vary across demographic variables, perceptions of the glass ceiling differ based on gender and education level.
Anahtar Kelimeler
CAM TAVANIN SESSİZ YANKISI: BEYAZ YAKALI ÇALIŞANLARDA SESSİZ İSTİFA OLGUSU
Öz
Cam tavan, özellikle kadınlar ve azınlık gruplar için, iş hayatında üst yönetim pozisyonlarına erişimi engelleyen görünmez ama güçlü bariyerleri ifade eden bir kavramdır. Cam tavan, resmi kurallar veya politikalar yerine, önyargılar, kurumsal kültür, toplumsal normlar ve sistematik eşitsizliklerden kaynaklanan dolaylı engellerden oluşur. Bu kavram günümüzde çeşitlilik ve kapsayıcılık politikalarıyla aşılmaya çalışılsa da birçok sektörde hâlâ etkisini sürdürmekte ve akademik çalışmalara konu olmaktadır. Sessiz istifa ise bir çalışanın işini tamamen bırakmadan, yalnızca görev tanımında belirtilen sorumlulukları yerine getirmesi, fazla mesai yapmak veya yoğun çaba göstermek gibi davranışlardan kaçınması olarak tanımlanmaktadır. Akademik literatürde görece yeni olan bu kavram düşük motivasyon ve performans kaybıyla ilişkilendirilerek olumsuz bir sonuç olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışma daha önce incelenmemiş olan cam tavan algısı ve sessiz istifa eğilimi arasındaki ilişkiyi ampirik olarak incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemiyle yürütülen çalışmada, Ege Bölgesi Sanayi İşletmeleri'nde çalışan 197 beyaz yakalı çalışandan anket yoluyla veri toplanmış ve istatistiksel analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları, cam tavan ve sessiz istifa arasında istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon olduğunu ve cam tavanın sessiz istifayı etkileyen bir faktör olduğunu göstermektedir. Sessiz istifa kavramı demografik değişkenlere göre farklılaşmazken, cam tavan algısı cinsiyet ve eğitim düzeyine bağlı olarak değişiklik göstermektedir.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Bu çalışma, Pamukkale Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'nun 16/12/2024 tarihli, 68282350/2024/23 sayılı kararıyla Etik Kurul tarafından uygun bulunmuştur. Ayrıca yazarlar bütün süreçlerde etik ilkelere uygunluk taahhüdü beyan etmektedir.