SOSYAL MEDYADAN E-YÖNETİŞİME: İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN KAMU YÖNETİMİNİ DÖNÜŞTÜRME BİÇİMLERİ
Öz
İletişim, insanlık tarihi boyunca sürekli olarak evrim geçiren en önemli olgulardan biri olmuştur. Başkalarıyla etkileşimde bulunmanın önemi yalnızca insanlık için değil, tüm canlılar için de değişmeyen bir gerçek olarak varlığını korumuştur. Hayvanlar ve bitkiler alemi incelendiğinde, iletişimin yalnızca sözlü dil ile sınırlı olmadığı açıkça görülmektedir. İnsanlık dönüşüm geçirirken iletişim yöntemleri ve kanalları da aynı şekilde hızlı bir değişim sürecine girmiştir. İletişim tarihindeki en keskin dönüşüm şüphesiz internet çağı ile başlamıştır. 21. yüzyılın başları, modern iletişim çağının başlangıcı olarak kabul edilmekte olup, bu dönemde beden dili, sözlü iletişim ve yazılı iletişim olmak üzere üç temel iletişim modeli ön plana çıkmaktadır. Matbaanın icadının ardından yazılı iletişim en yaygın kullanılan iletişim türü haline gelmiştir. Modern teknolojilerin gelişimi ise yeni bir iletişim sürecini başlatarak toplumsal yapıları ve ilişkileri köklü şekilde değiştirmiştir. Modern teknolojinin ortaya çıkışı, toplumsal yapıları ve ilişkileri köklü şekilde değiştiren yeni bir iletişim sürecini başlatmıştır. Bu çalışma, özellikle bu dönüşümlerin kamu yönetimi paradigmalarını nasıl etkilediğini, e-devlet ve vatandaş katılımı odaklı olarak incelemektedir. Değişen iletişim formatlarının sosyal yaşam üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini araştıran çalışma, teknolojik ilerlemelerin etkileşimlerimizi ve toplumsal normları şekillendirme biçimlerine dair önemli çıkarımlar sunmaktadır. Yöntem bakımından çalışma, nitel araştırma geleneği içinde yer alan betimsel analize dayanmakta ve literatür taramasından elde edilen bulguları Manuel Castells'in Ağ Toplumu Teorisi ile Yeni Kamu İşletmeciliği ve Dijital Çağ Yönetişimi tartışmaları ışığında yorumlamaktadır. Tartışma; Türkiye'deki e-Devlet Kapısı örneğinde e-devlet hizmetlerini, çeşitli ülkelerdeki dijital katılım platformlarını ve COVID-19 pandemisinde sosyal medyanın kriz iletişiminde kullanımını kapsamaktadır. Bulgular, dijital araçların şeffaflık, erişilebilirlik ve müşterek üretim kapasitesini güçlendirdiğini; ancak dijital okuryazarlık farkları, algoritmik belirsizlik ve süregelen dijital uçurumun kapsayıcı yönetişimi sınırladığını göstermektedir. Bu nedenle çalışma, kamu yönetimi için insan odaklı, etik temelli ve dijital okuryazarlığı önceleyen stratejiler önermektedir.
Anahtar Kelimeler
Destekleyen Kurum
Yok
Etik Beyan
Bu çalışma Araştırma ve Yayın Etiğine uygun olarak hazırlanmıştır
FROM SOCIAL MEDIA TO E-GOVERNANCE: HOW COMMUNICATION TECHNOLOGIES RESHAPE PUBLIC ADMINISTRATION
Öz
Communication has been one of the most significant phenomena continuously evolving throughout human history. The importance of interaction with others has remained constant not only for humanity but also for all living beings. By observing the animal and plant kingdoms, it is evident that communication transcends mere verbal language. As humanity has transformed, so too have the methods and channels of communication, entering a rapid cycle of change. The internet era undoubtedly marks the sharpest transition in the history of communication. The early 21st century represents the dawn of the modern communication age, characterized by three primary models: body language, verbal communication, and written communication. Following the invention of the printing press, written communication emerged as the most widely used form. The advent of modern technology initiated a new communication process, fundamentally altering social structures and relationships. This study particularly examines how these transformations influence public administration paradigms, focusing on e-governance and citizen engagement. It investigates the positive and negative impacts of evolving communication formats on social life, offering insights into how technological advancements continue to shape our interactions and societal norms. Methodologically, the study adopts descriptive analysis, a qualitative approach based on a systematic literature review, and interprets its findings through Manuel Castells' network society theory alongside New Public Management and digital-era governance debates. The discussion addresses e-government service delivery through the case of Türkiye's e-Government Gateway, digital participation platforms in several countries, and social media use in crisis communication during the COVID-19 pandemic. The findings indicate that digital tools strengthen transparency, accessibility and citizen co-production, yet uneven digital literacy, algorithmic opacity and the persisting digital divide constrain inclusive governance. It therefore recommends human-centred, ethical and digitally literate strategies for public administration.
Anahtar Kelimeler
Destekleyen Kurum
None
Etik Beyan
This study complies with ethical standards of research and publication